(6762 S. K. m. 4, 1030)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.11.2004 tarih ve 2004/92-2004/388 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.03.2006 gününde davacı avukatı Cengiz Yıldız gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilince İskenderun'dan Cidde'ye taşınan emtia nedeniyle yükleme limanında oluşan sürastarya alacağının tahsili için girişilen icra takibinin davalının haksız tahkim şartı ve borca itirazı ile durduğunu, oysa tahkim şartının sadece müşterek avarya halin için kararlaştırıldığını ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlığın İngiliz Hukuku'na göre Londra'da yapılacak tahkime tabi olduğunu, Charter Party Anlaşması'nın 21. maddesince kötü hava şartlarının sürastarya ya esas olmayacağının kararlaştırıldığını, alacağın (9008) USD'den ibaret olduğunu ve süresinde icra dosyasına ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, mübrez belgelere, icra takip dosyasına ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı gönderenden (21.060,10)USD sürastarya alacağı bulunduğu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile sonradan yapılan ödemelerin mahsubu ile itirazın (17.319.705.931)TL için kısmen iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca bu Kanunun dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Getirilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli Olur'la İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi HSYK.nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Davaya konu uyuşmazlık, 6762 sayılı TTK.nun dördüncü kitabı içinde yer alan 1030. maddesinde düzenlemeye bağlanmış yükleme süresini aşan sürastarya alacağından kaynaklandığına göre, hükmün verildiği tarihten önce kurularak faaliyete geçen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevli olduğu düşünülmeden esasa girilerek karar verilmesi doğru olmamış, kararın öncelikle kamu düzenine ilişen bu yönden bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, kararın görev yönünden BOZULMASINA, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy