(634 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.11.2004 tarih ve 2003/295-2004/640 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı kooperatifin ferdileşmeye geçerek konutları ortaklarına dağıttığını, tapu işlemlerini tamamladığından müvekkilinin kendisine düşen 128 nolu bağımsız bölümü tapuda üçüncü şahsa sattığını ancak üyeliğini devretmediğini, site yönetimine ilişkin giderlerin kat malikleri kurulu tarafından belirlenip kat maliklerinden alınması gerekirken 30.3.2003 tarihli genel kurulda site yönetimiyle ilgili giderler konusunda da karar alınarak aidat adı altında müvekkilinden ihraç uyarısıyla birlikte istendiğini ileri sürerek müvekkilinden talep edilen aidat içinde yer alan site yönetimini ilgilendiren giderler için müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, 30.3.2003 tarihli genel kurulda bu konuda alınan yasaya aykırı kararların işletme projesiyle birlikte iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, toplantıya usulüne uygun olarak çağrılmadığını iddia etmeyen ve toplantıya katılmayan davacının KMK.nun 53. maddesi gereğince genel kurul kararlarının iptalini isteyemeyeceğini, biten konutlar ortaklara dağıtılmışsa da kooperatifin nezdindeki diğer arsa üzerine yapacağı bina ile ilgili faaliyeti devam ettiğinden henüz tasfiye sürecine girmediğini, ortaklığı devam eden davacının genel kurulda belirlenen aidatları ödemek zorunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, kat malikleri kurulunun oluştuğu ve yöneticinin seçildiği hususunun ispatlanamadığı, bu durumda işletme kooperatifi olarak faaliyetini yürüten kooperatifin tüm işleri hatta KMK'da belirtilen işler konusunda da genel kurulda karar alınmasının doğal olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere tasfiye haline girmemiş kooperatif genel kurulunda belirlenen aidatın kooperatifin amacına ulaşması için yapılacak işler çerçevesinde olduğu, konutunu devretse bile halen ortaklığı devam eden davacının belirlenen aidatları ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dosyadan davalı kooperatifin işletme kooperatifine dönüştüğü anlaşılamasa da bu yöndeki gerekçenin sonuca etkili görülmemesine göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy