(4721 S. K. m. 2) (YHGK 07.05.2003 T. 2003/13-332 E. 2003/340 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sivas Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.10.2004 tarih ve 2004/39-2004/445 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.04.2006 gününde davalı avukatı İlhami Haykır gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkilince davalıya 28.12.1993 tarihli sözleşme ile 10 yıl süreli olarak kiralanan turistik otel binasının her yıl için belirlenen 6.030.000.000.-TL kira bedelinin 2001 yılı başında ihale şartnamesinin 6. maddesine göre %40 oranında artırılarak 2004 yılı başına kadar 23.164.900.000.-TL olarak belirlendiğini, ancak bu tutarın günün koşulları içinde çok düşük kaldığını, bu şekilde sözleşme edim dengesinin davacı aleyhine bozulduğunu ileri sürerek 2004 yılı kira bedelinin 300.000.000.000.-TL olarak uyarlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşme süresinin dolmasına 1,5 yıl kaldığını, aradan geçen uzun zaman içinde davacının kira bedellerini çekincesiz kabul etmesi nedeniyle kısa süre için uyarlama isteminde bulunmasının mümkün olmadığını, uyarlanması istenen tutarın abartıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki uzun süreli kira sözleşmesi gereğince davacının ediminin tamamını yerine getirdiği, kira sözleşmesinin bitimine yaklaşık 2 yıllık bir süre kaldığı, davacının uyarlama davası açmakta hukuki yararı bulunduğu, dava konusu mecurun niteliği, yeri ve boyutu dikkate alındığında kira bedelinin değişen koşullara göre çok düşük kaldığı ve işlem temelinin çöktüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2004 yılı yıllık kira bedelinin 255.504.768.000.-TL olarak tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kira parasının günün ekonomik koşulları karşısında, çekilmez hal alması olgusuna dayalı uyarlama isteğine ilişkindir.
Hukukumuzda asıl olan sözleşmeye bağlılık (ahde vefa-Pacta Sund Servanda) ve Sözleşme Serbestisi ilkeleridir. Ancak MK.nun 2 nci maddesinden de esinlenmek suretiyle hem Clausula Rebus Sic Stantibus (Beklenmeyen hal şartı sözleşmenin değişen şartlara uydurulması) ilkesi hem de İşlem Temelinin Çökmesi kuramını uygulamak suretiyle uyarlanma davalarının görülebilir olduğunu benimsemiştir. Sözleşmeye müdahale için, sözleşme kurulduktan sonra ifası sırasında ortaya çıkan olaylar olağanüstü ve objektif nitelikte olmalı, değişen hal ve şartlar nedeniyle tarafların yüklendikleri edimler arasındaki denge aşırı ölçüde ve açık biçimde bozulmuş olmalı, uyarlama isteyen taraf fevkalade hal ve şartların ortaya çıkmasına kendi kusuru ile sebebiyet vermemeli, sözleşme tamamen ifa edilmemiş olmalıdır. Uyarlama kurallarının uygulanması için öngörülmez bir dış olayın meydana gelmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 7.5.2003 gün 2003/13-332 esas ve 2003/340 karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, Türkiye'de yıllardan beri ekonomik paketler açılmakta, ancak istikrarlı bir ekonomiye kavuşulamamaktadır. Devalüasyonların ülkemiz açısından önceden tahmin edilemeyecek bir keyfiyet olmadığı, kur politikalarının güvenilir olmadığı bir gerçektir. Nitekim kira sözleşmesinin yapıldığı tarihten sonra Kasım 2000 ve Şubat 2001 tarihli ekonomik krizlerin bir anda oluşmadığı, piyasadaki belli ekonomik dar boğazlardan sonra meydana geldiği bilinmektedir.
Somut olayda, 1990'larda başlayan ekonomik krizlere rağmen 1995 yılında yıllık %40 ve %50 artış üzerinden kira sözleşmesi imzalayan davacı 2001 yılındaki ekonomik krize bağlı olarak sözleşmenin kendisi açısından çekilmez hale geldiğini ileri sürmüş, krizin hemen akabinde dava açmamış, sözleşmeden 8 yıl ve ekonomik krizden 3 yıl sonra ve kira sözleşmesinin bitimine 2 yıl gibi uzun sayılamayacak bir süre için uyarlama davası açmıştır.
Ülkemizdeki istikrarsız ekonomik durum taraflarca öngörülebilecek bir keyfiyettir. Bu itibarla, uyarlamanın koşullarından olan öngörülmezlik unsuru oluşmadığı gibi, uyarlamaya gerekçe gösterilen 2001 krizinden 3 yıl sonra ve kira sözleşmesinin bitimine uzun sayılamayacak bir süre kalmış iken açılan davada davacının sözleşmenin kendisi için çekilmez hal aldığını iddia edemeyeceğinin kabulü ile koşulları oluşmayan davanın reddi gerekirken, kısmen kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy