(4721 S. K. m. 625) (634 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.04.2004 tarih ve 2002/285-2004/223 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.04.2006 gününde davalı avukatı Ekrem Çakmak gelip, davacılar avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili; taraflar arasında imzalanan taşınmaz satış vaadi ve inşaat sözleşmesi ile eki olan Demetkent Sitesi yönetim planı uyarınca A Blok olarak adlandırılan sosyal tesislerin mülkiyetinin, kat maliklerinin ortak olacağı Demetkent Sitesi Yönetim ve Sosyal Hizmetler A.Ş.'ne devretmesi ve şirkette her bir bağımsız bölüm malikinin 1 pay sahibi olarak 299+1=300 paylı şirketin kurulması gerekir iken, davalının bu ilkelere uymayarak şirket kuruluşunu düzeltmeyerek ve pay devrine yanaşmayarak sosyal tesislerden müvekkillerinin yararlanmasını engellediğini, şirketi kat maliki olmayan kişilerle ve imtiyazlı pay sahipliği oluşturarak kurduğunu ileri sürerek, davalının sözleşmeye ve yönetim palanına aykırı davranışlarıyla yarattığı muarazanın önlenmesine, davalının sözleşme ve yönetim planına aykırı olarak kurduğu Demetkent Sitesi Yönetim ve Sosyal Hizmetler A.Ş. adlı şirketin anasözleşmesini yalnız Demetkent Sitesi 299 bağımsız bölüm malikinin ve kendisinin de dahil olduğu 300 paylı imtiyazsız paylılık olarak düzeltilmesine, mümkün olmadığı takdirde davalının kurduğu şirketin Demetkent Sitesi Yönetim ve Sosyal Hizmetler A.Ş. ismini kullanmasının yasaklanarak aynı adla ve sözleşmelere uygun olacak müvekkillerinin şirket kurması imkanının tanınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, Kat Mülkiyeti Kanunu 45 ve MK.nun 625/2. maddeleri gereğince davanın tüm kat malikleri yada müşterek mülkü temsilen bütün hissedarların birlikte açması gerektiğini, şirketin davalıca yaptırılan 1 parselde 299 ve 23 parselde 255 bağımsız bölüm malikinin toplamı olan 554 malike 1'er pay verilmek üzere kurulduğunu, davacıların 1 parselde yapılan konutların maliki olduğunu ve bu parseldeki konutların 23 parsele yapılan konutlardan sonra inşa edildiğini, sosyal tesislerden davacıların ve aynı parseldeki kat maliki olan diğer kişilerin yararlanmasının engellenmesi düşünülseydi müvekkilince Sosyal Hizmetler A.Ş.'nin kurulmasına bile gerek görülmeyeceğini, bu nedenle müvekkilinin sözleşmelere bağlı kalarak davacıları da ortak göstererek şirketi kurduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davanın yönetim palanının (Bölüm 1.Tanımlar) kesiminde açıklandığı gibi ortak yerlerden olmayan sosyal tesise ilişkin çıkarıldığı iddia edilen muarazanın önlenmesi istemi ile ilgili olduğu, davacıların her birinin tarafı olduğu sözleşmenin davalı yanca bihakkın yerine getirilmediği ileri sürüldüğünden bu yöndeki taleplerin munferiden davalıya karşı dermeyan edilebileceği, bu nedenle ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacıların dava haklarının bulunduğu ve davalının taraf teşkiline ilişkin itirazının yerinde görülmediği, yine taraflar arasındaki sözleşmenin ayrılmaz bir eki olan ve tapuya kaydedilmiş bulunan yönetim planı, vaziyet planı ile davalı yanca bastırılıp satış aşamasında davacıların her birine verilen tanıtım broşürleri ve yerinde hakim gözetiminde yapılan keşif sonucunda düzenlenen rapor ve eki kroki ile belirlendiği üzere, 13493 ada 1 parsel üzerinde bulunup davalı adına kayıtlı A blok alt kat 3 nolu bağımsız bölüm niteliğindeki sosyal tesisin sadece 1 parsel üzerinde kurulu bulunan bloklardan müteşekkil olması gereken Demetkent Sitesi namı altındaki site sakinlerine tahsis edilmesi gerektiği, davalı firmaca bu hususun davacılara taahhüt edildiği halde, halen yapımı süren 23 parseldeki 4 adet blok bağımsız bölüm sahiplerinin de yararlanmasını sağlama amacıyla fiili durum yaratıldığı, bu durumun yanlar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu, sözleşme ve eki yönetim planında sosyal tesisin mülkiyet ve işletmesinin kurulacak bir A.Ş.'ne devredilmesi ve bu şirkette birer hissenin taşınmaz satış bedeli karşılığında davacılara devredilmesi gerektiği ve şirket hissedarlarının 1 parselde kayıtlı bağımsız bölüm sayısı olan 300 adet hisse olması gerektiği, ancak davalı şirketin kuruluşuna öncülük ettiği dava dışı Demetkent Sitesi Yönetim ve Sosyal Hizmetler A.Ş.'nin 554 ortaklı A.B.C. hisse gruplarından teşekkül ettirilerek kurulduğu, bu şekilde sözleşme ve yönetim planına aykırı şekilde şirket kurularak muaraza yaratıldığı sabit ise de, bu durumun giderilmesi ancak TTK. hükümlerine göre kurulmuş olan dava dışı A.Ş.'nin genel kurulunca oluşacak bir karar ile mümkün olacağı, bu davada anılan şirkete ve ortaklarına husumet yöneltilmediği, davalı şirkete bu durumun düzeltilmesi için süre verilmesi gibi infazı kabil olmayan bir karar oluşturulmayacağından bu yolda davalı şirketin yarattığı muarazanın tespiti ile yatırılması gerektiği, TTK. hükümlerine göre kurulmuş şirketin unvanını kullanmasının engellenemeyeceği ve aynı unvanlı bir şirketi davacıların kurması yönünde izin verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin satış vaadi sözleşmesi ve inşaat sözleşmesi ile eki yönetim planı hilafına 1 parselde inşa edilmiş, A, B1, B2, B3 ve B4 bloklardan oluşan Demetkent Sitesinin 23 parsel üzerindeki 4 adet blokuda kapsadığı ve A Blok, alt kat 3 nolu bağımsız bölümde kain sosyal tesisten 23 parseldeki blokların bağımsız bölüm maliklerinin de davacılarla aynı koşullarla yararlanmasına yönelik iş ve işlemlerde bulunmak suretiyle yarattığı muarazasının giderilmesine, davalının, dava dışı şirketi bir kısmı imtiyazlı 534 paylı olarak kurulmasına önayak olmak suretiyle muaraza yarattığının tespitine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine davalının uymadığının tespiti ve sözleşme hükümleri doğrultusunda işlem yapılması istemine ilişkindir.
Davalı şirket, taraflar arasındaki satış sözleşmesi ve eki inşaat sözleşmesi ile yönetim planına göre 1 parselde 299 konut yapmış, bağımsız bölüm sahipleri ile yukarıda belirtilen sözleşmeleri imzalamış ve aynı parseldeki sosyal tesislerin bağımsız bölüm sahipleri ve davalının ortağı olacağı Demetkent Sitesi Yönetim ve Sosyal Hizmetler A.Ş.'ni 300 ortaklı olarak kurmayı, sosyal tesisin mülkiyetine de bu şirkete devretmeyi taahhüt etmiş, ancak, bu taahhütlerine rağmen şirketi 23 parseldeki bağımsız bölüm sahiplerini de kapsayacak şekilde 554 paylı olarak ve yönetimde davalıya imtiyaz tanınarak kurulmuş ve tüzel kişiliğini ticaret siciline tescil ile kazanmıştır.
Davalı şirketin sözleşme ile taahhüt ettiği yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Ancak, bu davadan davacı, sözleşmeye aykırı davranışlar suretiyle davalının muarazasının giderilmesini istemiş ise de, istek niteliği itibarıyla muarazanın önlenmesi değil, sözleşme hükümlerine aykırılığın tespiti niteliğindedir.
Usul hükümlerine göre, tespit davası eda davasının öncüsüdür. Ancak, doğrudan eda davası açılabilecek durumlarda tespit devası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. Ayrıca, davacı taleplerinin bir kısmı davada taraf olmayan 3.kişilerin durumlarını da etkileyecek nitelikte olup, özellikle dava dışı, şirkete karşı paydaş sıfatıyla yöneltilebilecek taleplerin bu davada dinlenmesi mümkün değildir. O halde davacıların taleplerinin niteliği ve mahkemenin kabul şekli itibarıyla tespit davasının reddi gerekir iken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy