(6762 S. K. m. 1283, 1288)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.12.2004 tarih ve 2004/553-2004/1000 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.04.2006 gününde davacı avukatı Yılmaz Çolak gelip davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın 14.04.2003 tarihinde tek yanlı trafik kazası sonucu hasar görmesi üzerine yapılan riziko ihbarı sonrasında davalı şirketçe daha önceki bir riziko nedeniyle 15.04.2003 tarihinde ödeme yapılarak ibraname imzalatılmak suretiyle müvekkilinin yanıltıldığını ileri sürerek, (15) milyar TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı aracın 03.03.2003 tarihli kaza sonucu pert total olduğunu ve tazminatın ödendiğini, ödemeyle sigorta teminatının son bulduğunu savunmuştur.
Mahkemece, delil tespit dosyasına, hasar ve sigorta belgelerine dayanılarak, sigortalı aracın 03.03.2003 tarihli ilk kazadan sonra pert (hurda) olmasına rağmen davacı sigorta ettirene bırakıldığı, aracın onarımı yaptırıldıktan sonra meydana gelen rizikonun, ilk rizikoyla sigorta güvencesi sona erdiğinden davalının tazminat sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı aracı, davalı şirkete 19.11.2002-19.11.2003 vadeli birleşik kasko sigorta poliçesiyle ve (19.400.000.000) TL bedelle sigorta ettirilmiş, aracın 03.03.2003 tarihinde trafik kazası sonucu hasarlanması üzerine 28.03.2003 tarihli sigorta eksperi raporu ile hesaplanan (8.738.940.000) TL riziko bedeli davacı sigorta ettirene 15.04.2003 tarihli ibraname imzalatılarak ödenmiştir.
İbranameye bu tazminatı almakla aracın pert total (tam hurda) işlemine tabi tutulması ve poliçe teminatının sona erdiği dercedilmiş ve bu beyanın altı davacı tarafından imzalanmıştır.
Sigorta sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası niteliğindeki Poliçe Genel Şartları'nın 4.1. maddesince, rizikonun gerçekleşmesiyle tam hasarın meydana gelmesi halinde sigorta teminatının sona ereceği, kısmi hasar halinde ise, sigorta bedelinin rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren ödenen tazminat tutarı kadar eksileceği, 4.2. maddesi hükmü ile de, kısmi hasarlarda sigortacının fesih hakkını ancak tazminatı ödemeden önce kullanabileceği öngörülmüş bulunmaktadır.
03.03.2003 tarihli ilk rizikodan sonra oluşan hasarların kısmi olduğu ekspertiz raporundan anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davalı sigortacı tarafından aşkın sigorta bulunduğu, aracın gerçek değerinin (ödenen tazminat ile davacı sigorta ettirene bırakılan hurda diğeri toplamına nazaran) sigorta bedelinden düşük olduğu savunulmamış ve bu yönde kanıt ileri sürülmemiştir. Esasen eksper raporunda dahi, aracın rayiç bedelinin (20) milyar TL olduğu bildirilmiştir.
Bu durum karşısında, 14.04.2003 tarihinde meydana gelen ikinci rizikodan bir gün sonra düzenlenen ibranamede ilk riziko sonrası aracın pert total hale geldiği yolundaki ibarelerin hukuki değer taşımadığı gözetilerek uyuşmazlığın esasına girilmesi, 14.04.2003 tarihli ikinci riziko iddiasının gerçekliği ve sigorta güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı araştırılarak sonucuna göre ilk riziko zararının ödenmesinden sonra eksilen sigorta bedeli ile sınırlı olarak davalı sigortacının tazmin sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy