(7201 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada A. Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.11.2004 tarih ve 2004/103-2004/634 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken parasal edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle ihraç edildiğini, ihraç kararı ve ihraç kararına dayanak olan ihtarnamelerin usulüne uygun şekilde müvekkiline tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihraç kararının iptalini istemiştir.
Davalı vekili, tebligatların usulüne uygun olduğunu ve davanın süresinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacı adına onun işyerinde farklı tarihlerdeki her üç tebligatı tereddütsüz alan İ. adlı şahsın davacının daimi işçisi olmadığı şeklindeki iddianın samimi bulunmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, davacının SSK bildirim formlarında bu kişinin çalışanı olarak görünmemesinin ülkemiz şartlarında orada çalışmadığını göstermeyeceği, bu nedenle çalışanının aldığı tebligattan davacının haberdar olmadığının kabul edilemeyeceği ve davanın üç aylık yasal süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, davacı vekili ihraç kararı ve ihraç kararına dayanak olan ihtarnamelerin müvekkiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür. İlk ihtarname davacının adresinde daimi işçi İ. imzasına 10.9.2002 tarihinde tebliğ edilmiş, ikinci ihtarname Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince 8.10.2002 tarihinde mahalle muhtarı imzasına tebliğ edilerek komşusu İ.' e haber verilmiş, ihraç kararı ise 31.1.2003 tarihinde aynı adreste daimi işçi İ.' e tebliğ edilmiştir. Yargılama sırasında tanık olarak dinlenen İ.; davacıya ait işyerinde çalışmadığını,davacının işyerinin bulunduğu G.'ta işyeri bulunmadığını,yani komşu olmadığını, ancak davacının işyerine sık sık gittiğini, işçilerin meşgul olduğu sırada kendisine tebligat yapılmış olabileceğini beyan etmiştir.Tebligatların bazısında İ. adlı şahsın daimi işçi bazısında komşu olarak belirtilmesi,bu şahsın komşu yada daimi işçi olmadığını beyan etmesi karşısında bu tebligatların usulüne uygun olarak kabul edilmesi ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, dediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy