(3226 S. K. m. 13, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.12.2004 tarih ve 2003/602-2004/1253 sayılı Kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D.C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait iş makinasının davalı tarafından Makine Kırılması Sigortası ile sigortalandığını, aracın arka difransiyel ayna mahrutisinin kırıldığını, davalı sigortanın malzeme yorgunluğundan ileri gelen zararların ödenmeyeceği gerekçesiyle, zarar bedelini ödemediğini, ardından şanzıman basınç pompasının kırıldığını, buna ilişkin hasarın ise aynı poliçe döneminde 3 üncü kırılma olduğunda poliçenin kendiliğinden fesholacağı beyan edilerek ödenmediğini ileri sürerek toplam 9.482.137.800 TL.'nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkete sigortalı makinada meydana gelen hasarların oluş biçimi, niteliği ve konusu itibariyle poliçe teminat kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre 04.03.2003 tarihi arızada ayna mahrutisinin kırıldığını, makinenin yaşı itibariyle malzeme yorgunluğu olamayacağı, 11.04.2003 tarihli arızanın da teminat kapsamında olduğu, davacının ikinci hasarda mahkeme yoluyla tespit yaptırdığı, kasten ya da kusurlu olarak hasarı sigortaya ihbar etmediği hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.084.179.800 TL. tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, Makine Kırılması Sigorta Poliçesi'ne dayalı alacak istemine ilişkindir.
Dosya içinde davacı ile dava dışı F. Kiralama AŞ. arasında düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin 20/a maddesinde kiralayanın mülkiyeti kendisine ait malı istediği sigorta şirketine kendi lehine sigorta ettireceği, sigorta primlerinin ödenmesinin kiracıya ait olacağı, c. bendinde sigorta sözleşmesinden doğan tazminatların doğrudan kiralayana ödeneceği kararlaştırılmıştır. Dosyada mevcut Makine Kırılması Poliçesinde de davacı, sigorta ettiren olarak yer almış olup, sigortalı olarak kiralayan durumundaki F. Kiralama A.Ş. gösterilmiştir. Bu durumda sigorta sözleşmesinin üçüncü kişi yararına sigorta olarak düzenlendiğinin kabulü gerekir. Esasen taraflar arasındaki sözleşmenin yukarıda değinilen hükümleri de bu yönde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu durum karşısında sigortacıdan tazminat talep etme hakkı lehine sigorta yapılan dava dışı F. Kiralama A.Ş.ye ait olmaktadır. Bir başka deyişle kiracı ve sigorta ettiren sıfatını taşıyan davacının doğrudan sigortacıdan tazminat talep etme ve dolayısıyla dava hakkının bulunmadığının kabulü gerekir.
O halde mahkemece davacının aktif dava ehliyetine ilişkin olup, muvafakatname ibrazı için davacıya süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararının resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy