(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.05.2004 tarih ve 2003/669-2004/276 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif üyesi olan müvekkilinin usulsüz ihtarnamelere dayalı olarak yönetim kurulunca ihraç edildiğini ileri sürerek, 05.03.2003 tarihli ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davacıya, 23.03.2004 tarihinde tebliğ edilen 17.03.2004 tarihli ihtarnamede kooperatif üyesi olduğu, ödenmeyen aidat borçlarının ödenmesi için ihtar çekildiği, bunun üzerine davacının da 3.600.000.000. TL. nı ödediği, böylece davalı kooperatifin davacının üyesi olduğunu davadan sonra kabul ettiği, ihraç kararının iptaline ilişkin davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, konusu kalmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili hakkında davalı kooperatif yönetim kurulunca alınan 05.03.2003 tarihli ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiş, davalı vekili, davanın reddini savunmuş, mahkemece, ihraca dayanak yapılan ihtarnameler dahi getirtilip değerlendirilmeden, davacıya, 23.03.2004 tarihinde tebliğ edilen 17.03.2004 tarihli ihtarnamede kooperatif üyesi olduğu, ödenmeyen aidat borçlarının ödenmesi için ihtar çekildiği, bunun üzerine davacının da 3.600.000.000. TL. nı ödediği, böylece davalı kooperatifin davacının üyesi olduğunu davadan sonra kabul ettiği, ihraç kararının iptaline ilişkin davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, konusu kalmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi hükmüne göre, ihraç kararının kesinleşmesine kadar, ortağın hak ve yükümlülükleri devam eder. İhraç kararına karşı süresinde dava açılsa dahi, dava sonunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar, ortak aidat yatırmaya devam etmek zorundadır. Dolaysıyla, ihraç kararından sonra devam eden aylara ilişkin yapılacak ödemelerin davalı kooperatifçe kabulü, ihraç kararından dönüldüğü ve davacının üyelik sıfatının devam ettiğinin kooperatifçe benimsediği anlamına yorumlanmamalıdır. Davacıya, ihracının kesinleşmesinden önce gönderilen 17.03.2004 tarihli ihtarnamenin anılan hüküm doğrultusunda değerlendirilmesi gerekmektedir. Kaldı ki, ihraç kararı kesinleşinceye kadar üyelikten doğan yükümlülükler aynen devam ettiğinden buna uyulmaması halinde üyelikten ikinci kez ihraç edilmenin de mümkün bulunmasına göre, 17.03.2004 tarihli ihtarnameye dayanılarak davalı kooperatifin üyelikten çıkarma kararından vazgeçtiği sonucuna varılamaz.
Bu duruma mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, işin esasına girilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Öte yandan, mahkemece, davanın konusuz kaldığı kabul edildiğine göre, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğu tespit edilerek, yargılamaya vekalet ücreti yönüyle devam edilip sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda (1) ve (2) no'lu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy