(6183 S. K. m. 22, 54) (Yeraltı Suyunun Satışı, Taşınması, Tüketilmesi ve Denetlenmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmelik m. 9)
Dava: Taraflar arasında görülen davada i. Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.06.2004 tarih ve 2002/180-2004/815 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının aldığı sanayi suyu taşıma izin belgesini 1 yıllık geçerlilik süresinden sonra yenilemediğini, 4 adet tanker için ayrı ayrı tahakkuk ettirilen sanayi suyu taşıma cezasını ödemediğini ileri sürerek, 2.808.000.000 TL. nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalı F.ye karşı açılan dava atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne,1.416.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- 2560 sayılı İSKİ Kuruluş Kanunu'na dayanılarak yürürlüğe konulan Tarifeler Yönetmeliği'nin 7/2 nci maddesi gereği, Yeraltı Suyunun Satışı, Taşınması, Tüketilmesi ve Denetlenmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmelik hükümleri uyarınca keşide edilen ihtarlara rağmen davalının gerekli sanayi suyu taşıma izin belgesini yenilemediği ileri sürülerek aynı yönetmeliğin 9/5 (a) maddesi gereğince tahakkuk ettirilen ceza davalıdan istenmiştir.
Dava konusu alacak, anılan yönetmeliğin 9/5 (c) maddesine göre, 6183 sayılı Yasa hükümlerine göre tahsil edilecektir. Bu tür alacakların tahsiline ilişkin yöntem 6183 sayılı Yasa'nın 22 nci maddesinde belirtilmiş, aynı yasa'nın 54 ve devamı maddelerinde de takip ve tahsil yöntemi gösterilmiştir. Özel takip olanağı bulunması halinde genel hükümlere göre dava açılamayacağından davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 06.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy