(6762 S. K. m. 336, 339) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.09.2004 tarih ve 2003/497-2004/322 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankaya devredilen Yurtbank A.Ş.nde bulunan parasının, personelin aldatması ve yanlış yönlendirmesi sonucu 02.12.1999 tarihinde off-shore hesabına yatırıldığını, daha sonra bankanın TMSF'na devredildiğini, daha sonra da davalı Oyakbank'a devredildiğini, Yurtbank A.Ş. ile off-shore hesabının bulunduğu Yurt Security Off Shore arasında organik bağ olduğunu ve bu suretle davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, hesapta bulunan 7.250.000.000 TL'nın temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF ve Oyakbank vekili, görev itirazında ve zamanaşımı definde bulunmuş, esasa ilişkin de sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, esasa ilişkin de off-shore bankası ile aralarında bir ilişkinin bulunmadığını ve kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava dışı off-shore bankasına başvurmadan davalı Oyakbank'a başvuramayacağı nedeniyle davanın esastan reddine; off-shore bankasının ortağı olduğu ispat edilemediği gerekçesiyle davalı Ali Balkaner bakımından ve hesap tarihinde bu hesapların sigorta dışı olması nedeniyle de davalı TMSF bakımından, davanın davalı sıfatı (pasif husumet) yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, off-shore hesabına yatırılan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, yukarıda yazılı nedenlerle, davalıların sorumlu olduklarını ileri sürmüş ise de off-shore bankasında hesap açılmasına ilişkin talimat yazısında davacının imzasının bulunması ve dosyaya ibraz edilen delillerle de anlaşıldığı gibi, paranın bu hesaba havale edilmesi konusunda davalının talimatı bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Davalı Oyakbank'a devredilen Yurtbank'ta, ayrı bir tüzel kişiliği bulunan Yurt Security Off-Shore Ltd. Şti'nin temerküz hesabının bulunduğu, anılan hesapta mevduat hesaplarının üzerinde bir faiz oranı verildiği, zaten davacının da bu yüksek faiz oranı nedeniyle off-shore hesabı tercih ettiği bir gerçektir.
Bu durumda davacının, öncelikle off-shore hesabının bulunduğu Kıbrıs'ta bulunan Yurt Security Off-Shore Ltd. Şti.ne başvurması, buradan sonuç alamadığı takdirde o banka adına işlem yaptığını savunan Yurtbank (Oyakbank A.Ş.) aleyhine açılması gerekmektedir. Bu nedenle, davalı Yurtbank (Oyakbank A.Ş.) hakkındaki dava henüz erken açılmış bir davadır.
Öte yandan, hesabın açıldığı bankanın, dava açılmadan önce, TMSF tarafından diğer davalı Oyakbank'a devredilmiş olmasına göre, davalı TMSF bakımından, yazılı gerekçelerle davanın, davalı sıfatı (husumet) yokluğu nedeniyle reddedilmesi de doğrudur.
Diğer yandan, davalı Ali Balkaner hakkında açılan davanın hukuki dayanağı, TTK.nun 336. ve 339. maddeleridir. Yasanın anılan maddeleri gereğince anonim şirket yöneticilerinin şirket ortaklarını veya şirket alacaklılarını zarara uğratmaları durumunda şirketin bu yüzden uğradığı zararları yöneticilere karşı rücu hakkı da vardır.
Bu durumda, mahkemenin davalılardan Ali Balkaner hakkındaki davanın husumetten reddedilmesi, davacının gerek Yurt Security Off-Shore Ltd. Şti.'nden alacaklarını tahsil edememesi durumunda gerek davalı bankanın sorumluluğuna gitmesini, gerekse bankanın kendi yöneticilerine rücu olanağını ortadan kaldırıcı nitelikte olması nedeniyle, doğru görülmemiştir.
Ancak, davacının davalılardan ve bu bağlamda davalı Ali Balkaner'den ayrı bir tüzel kişiliği bulunan Yurt Security Off-Shore Ltd. Şti.ne başvurmadan, bu davalı aleyhine dava açması da bu aşamada erken açılmış bir dava olduğundan, sonucu itibarı ile doğru olan kararın HUMK. nun 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın, değişik gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy