(1086 S. K. m. 275) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Iğdır Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.12.2004 tarih ve 2004/319-2004/130 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait dorsenin davalı nezdinde kasko sigortalı iken çalındığını ileri sürerek, 10.000.000.000 liranın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın, Dairemizce bozulması üzerine, bozmaya uyulmuş, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Zarar sigorta sözleşmelerinde asıl amaç, hak sahiplerinin uğradıkları gerçek zararların karşılanmasıdır. Sigorta poliçesinde gösterilen limit miktarı ise, sigortacının sorumlu olduğu azami miktarı saptamak için konulmuştur. Yoksa rizikonun gerçekleşmesi ile bu miktarın mutlaka ödenmesi gerekmemektedir. Somut olayda olduğu gibi, sigortalı aracın çalınması halinde, sigortacının sigorta poliçesinde belirlenen azami sorumluluk sınırını geçmemek üzere aracın çalınma (riziko) günündeki gerçek değerinin tazmin edilmesi gerekir. Bu husus, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.4 maddesinde açıkça belirlenmiştir. Zira bu sigorta türü, meblağ sigortası değildir.
O halde, davalı yan davayı kabul etmediğine göre, mahkemece, sigortalı aracın riziko tarihindeki gerçek değerinin, HUMK.nun 275 inci vd. maddeleri uyarınca uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan ve gerekçesi açıklanmadan, poliçe limitinin tamamına hükmedilmesi eksik incelemeye dayalı olup, hükmün davalı yararına bozulması gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy