(743 S. K. m. 24/a, 25)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.11.2003 tarih ve 2003/213-2003/615 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili derneğin maliki olduğu taşınmazda kiracı olarak ekmek fırını işleten davalıların Kızılay Ekmek Fırını Kızılay 2 Ekmek Fırını, Kızılay 3 Ekmek Fırını adını kullanarak haksız kazanç elde ettiklerini, Kızılay adı ve logosunu kullanarak davacı ile ilgi ve intiba yaratıp, daha fazla müşteri kazandıklarını ileri sürerek, üç fırın için toplam 1.500.000.000 TL maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen ek rapora göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, davacı Türkiye Kızılay Derneği'nden izin almaksızın Kızılay kelimesini, davalı şirketin işletme adında ve tanıtım vasıtalarında kullanması sonucu elde ettiği haksız kazancın davacıya verilmesi istemine ilişkindir.
Dava, dayanağını MK. nun 24/a, TMK. nun 25/3 madde hükmünden almakta olup, iddianın bu ileri sürülüş biçimine göre, bu dava 5846 sayılı Kanun ile 551, 554, 555, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerden kaynaklanan hukuk davaları için 26.03.2001 tarihli Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 335 sayılı kararı ile kurulan İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevine değil, genel mahkemelerin görevine girmektedir.
Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
O halde, mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilip hüküm tesisi, bozmayı gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy