(6762 S. K. m. 1286, 1287)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Alanya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.04.2004 tarih ve 2002/228-2004/213 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.04.2006 günde davacı avukatı Yusuf Öztürk ile davalı Demir Sigorta A.Ş. vekili Neslihan Durak geldi, diğer davalı Garanti Sigorta A.Ş. vekili tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerindeki 07.06.2000 tarihinde 20.480.000.000 TL.lik emtiayı davalı Garanti Sigorta A.Ş.ne sigorta ettirdiğini, emtia değerinin artması üzerine de Demir Sigorta A.Ş.nin 30.1.2000 tarihli poliçe ile emtia bedelini 80.000.000.000 TL. olarak sigorta örtüsü altına aldığını, her iki poliçe primlerinin ödendiğini ve Garanti Sigorta A.Ş.ne ait poliçe süresinin dolması üzerine 07.06.2001 tarihinde yenilendiğini, işyerinde 19.07.2001 tarihinde çıkan yangın sonucunda 30.000.000.000 TL.lik emtia hasarı oluştuğunu, Demir Sigorta A.Ş.nin 20.120.291.000 TL. ödeyerek bakiye zarardan diğer davalı şirketin sorumlu olduğundan bahisle 9.800.000.000 ödemediğini, davalı Garanti Sigorta A.Ş.nin ise çifte sigorta savunmasıyla ödeme yapmadığını ileri sürerek, Demir Sigorta A.Ş.ne verilen ibranamenin gerçek zarardan ödenen arasındaki nisbetsizlik nedeniyle iptali ile 9.900.000.000 TL. bakiye zararın davalıların sorumluluk oranlarına göre tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Demir Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinin TTK.nun 1287. maddesi gereğince kısmi sigortaya bağlı olarak diğer davalının sorumlu olduğu tutarın bakiyesini davacıya ödeyerek ibraname aldığını, zararın tümünden müvekkilinin sorumlu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Garanti Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilince düzenlenen poliçeden önce işyerinin aynı rizikolara karşı davalı Demir Sigorta A.Ş. tarafından da sigorta edildiğini, bu durumda çifte sigortanın söz konusu olup TTK.nun 1286 ncı maddesi gereğince müvekkilince sonradan düzenlenen poliçenin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının işyerindeki mefruşat emtiasının önce Garanti Sigorta A.Ş. tarafından sigorta örtüsüne alındığı ve 2 nci olarak Demir Sigorta A.Ş.ne sigorta ettirildiği, Garanti Sigorta A.Ş.nin, bir miktar hasar ödemesi yaparak ibraname aldığı, ibranamenin geçersiz sayılmasını gerektirir herhangi bir neden bulunmadığı, ibranamenin serbest irade ile imzalandığı ve sonucuna katlanılması gerektiği, davalı Demir Sigorta A.Ş.nin poliçesinin ise çifte sigorta olarak değerlendirilmesi sonucunda geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, davalı Demir Sigorta A.Ş. vekili ise maddi hatanın düzeltilmesini istemiştir.
1- Dava, işyeri paket sigorta poliçelerine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı şirket, işyerindeki emtiaları yangın rizikolarına karşı sigorta teminatı almak üzere davalı sigorta şirketlerine ayrı ayrı poliçe düzenlettirmiş, işyerinde yangın çıkması sonucunda 30 milyar TL.lik zararı oluşması nedeniyle davalı Demir Sigorta A.Ş.den tahsil ettiği 20.120.291.000 TL. dışında kalan bakiye zararının tazminini her iki sigorta şirketinden istemiştir.
Davalı Demir Sigorta A.Ş. kısmi sigorta söz konusu olduğunu ve kendi poliçelerine düşen tazminat tutarını ödediklerini, davalı Garanti Sigorta A.Ş. ise çifte sigorta söz konusu olduğunu ve sonradan düzenledikleri poliçenin bu nedenle hükümsüz olduğunu savunmuştur. Mahkemece, Garanti Sigorta A.Ş.nin ödeme yaparak ibraname aldığı ve bu şirketten davacının herhangi bir talep hakkının bulunmadığı, Demir Sigorta A.Ş. poliçesinin ise çifte sigorta söz konusu olduğundan geçersizliği nedeniyle her iki davalı açısından dava reddedilmiştir.
TTK.nun 1286 ncı maddesine göre, sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı kimse tarafından aynı rizikolara karşı sigorta ettirilmesi mümkün değildir. Ancak, belli koşulların oluşması durumunda çifte sigorta mümkün olup, 1286. maddenin 1, 2 ve 3 üncü bentlerinde çifte sigortanın geçerlilik koşullarının neler olduğu açıklanmıştır. Bu şartların olmadığı durumlarda 2 nci sigorta poliçesi geçersizdir.
Kısmi sigorta ise TTK.nun 1287 nci maddesinde düzenlenmiş olup, sigorta ettirilen menfaatin tamamı önceki poliçe ile temin edilememiş ise bu menfaat geriye kalan değerine kadar sigorta ettirilmesi mümkündür.
Somut olayda, sigorta poliçelerinin tanzim tarihleri itibariyle davacının stoklarında ne kadar mal olduğu belirlenmemiş, buna bağlı olarak da çifte sigorta ya da kısmi sigorta olguları somut olarak saptanmamıştır. O halde, mahkemece davacı sigortalının defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılarak çifte sigorta veya kısmi sigorta savunmalarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabul şekline göre de, kısmi hasar bedeli davalı Demir Sigorta A.Ş. tarafından ödenip ibraname alınmış olmasına rağmen, ödemenin diğer davalı tarafından yapıldığı ve ibranamenin alındığının kabulü dosya içeriğine uygun düşmediğinden, kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalı Demir Sigorta A.Ş.nin vekili maddi hatanın düzeltilmesi isteminin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Demir Sigorta A.Ş. vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 450.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy