(2004 S. K. m. 265)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 14. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.11.2004 tarih ve 2004/72 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi alacaklı M
.. Factoring Hiz. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Ö
.. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkiline ciro yoluyla gelen ve karşı tarafın borçluları bulundukları çek'e bağlı borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosyadaki belgelere göre, çek'in vadesinin gelmiş olmasına rağmen ödenmediği ve rehin ile de temin edilmemiş bulunduğu gerekçesiyle, %15 teminat karşılığında borçluların elinde ve 3. kişilerde bulunan menkul, gayrimenkul, hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının ihtiyati haczine karar verilmiştir.
Borçlulardan Ö
.. A.Ş. vekilinin, çek'in boş olarak çalındığını, sahte olduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati hacze konu çek'in çalınmış olduğu ve sahte olmasının muhtemel olması gerekçeleriyle oy çokluğuyla, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İİK.nun 265 nci maddesinde ihtiyati haciz kararına ilişkin olarak, borçlunun ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu olayda, mahkemece davacının elinde bulunan hamiline yazılı çeke dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Borçlunun itiraz sebebi olarak ileri sürdüğü söz konusu çek'in çalıntı olduğu ve içeriğinin sahte olduğu iddiası, İİK.nun 265 nci maddesinde sınırlı olarak sayılmış bulunan nedenlerden olmayıp, ancak açılacak bir menfi tespit veya istirdat davasında incelenebileceğinden, mahkemece ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmadığından, kararın alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın, alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy