(2918 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.09.2004 tarih ve 2002/25-2004/837 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı ve Asli Müdahil vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.04.2006 gününde davacılar avukatı Erbuğ Delituna ile davalı avukatı M. Ali Yıldız ve Müdahil Avukatı Raziye Ünal gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, Gündoğan Mahallesi taksi-dolmuş 10 ... ... plakalı ticari taksi durak hakkını adi yazılı sözleşmeyle müvekkillerine satan davalının hile ile ele geçirdiği sözleşmeyi yok ederek satışı inkar ettiğini ileri sürerek, muarazanın men'ini ve anılan hatta yolcu taşıma hakkının müvekkillerine aidiyetinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacılar arasında adi yazılı sözleşme yapılmadığını, kaldı ki böyle bir sözleşmenin noterde yapılabileceğini, müvekkilinin taksi plakası ve hat hakkını Ramazan Ayer'e 30.10.2001 tarihli sözleşmeyle devrettiğini, ancak aracın devrinin mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle gerçekleştirilemediğini savunmuştur.
Asli müdahil Ramazan Ayer vekili, müvekkilinin davalıdan taksi plakası ticari hakkı ve (8) no'lu hattı 30.10.2001 tarihli noter sözleşmesiyle satın alarak o tarihten bu yana kendi adına çalıştırdığını ileri sürerek, taşıma hakkının müvekkiline ait olduğunun tespitini ve muarazanın men'ini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının sahibi bulunduğu şahsi hakkı davacılara devrettikten sonra sözleşmeyi hile ile ele geçirip yok ettiğinin Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kesinleşmiş 2000/1272 E, 2001/1212 K. sayılı ilamı ile sabit olduğu, yolcu taşıma hakkının devrinin şekle tabi olmadığı, asli müdahilin iyiniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği, esasen iyiniyetli olmasının hukuki değer taşımayacağı, davanın motorlu araç devrine ilişkin 2918 sayılı KTK.nun 20. maddesi hükmüyle ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile yolcu taşıma hakkının davacılara ait olduğunun tespitine ve asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı ve asli müdahil vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, davalının adına tescilli 10 ... ... ticari taksi plakasının Balıkesir Gündoğan hattı durak hakkının adi yazılı sözleşmeyle müvekkiline devredildiğini, ceza mahkemesi ilamı ile sabit olduğu üzere davalı ve eşinin hile ile ele geçirdikleri bu sözleşme aslını yok ederek davacıların sözleşmeden doğan hakkının ketmedildiğini ileri sürerek, murazanın giderilerek belirtilen hattaki yolcu taşıma hakkının davacılara aidiyetinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Kararın dayandırıldığı Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kesinleşmiş 2000/1272-2001/1212 sayılı ilamında, davalı ve diğer sanık eşi tarafından davacılara araç satışına ilişkin adi yazılı sözleşmeyi hile ile ele geçirerek yok ettikleri sabit görülerek TCK. nun 345. maddesince mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK.nun 20/d maddesi hükmü uyarınca trafiğe tescilli araçların alım satımı resmi şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Bu nedenle, ceza ilamı davacılara davalı adına kayıtlı aracın geçerli biçimde devredildiği sonucunu doğurmamaktadır. Kaldı ki, dava dilekçesinde, bu yönde bir iddia ve talep ileri sürülmemiş, sadece davalı adına tescilli ticari plakanın ilişkin olduğu hat yolcu taşıma (durak) hakkının davacılara ait olduğunun tespiti istenilmiştir.
03.05.1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile dolmuş, taksi ve minibüslere verilecek ticari plakaların veriliş esas ve usulleri belirlenmiş, ticari plakaların taşıtla birlikte veya ayrı olarak gereken koşulları taşıyan kişilere satılabileceği öngörülmüştür.
Oysa, davacılarca ticari taksi plakasının aidiyeti konusunda iddia ve istemde bulunulmaksızın ancak bu plakaya sahip olmanın fer'i niteliğinde olan ve meslek odasınca yapılan ticari plakalı araçların çalışma düzenlerine ilişkin ve herhangi bir tescile tabi olmadığı gibi bağımsız hak bahşetmeyen düzenlemelerden doğan durak hakkının kendilerinde olduğunun tespiti talep edilmiştir. Doğrudan bağlı bulunduğu ticari plakadan soyutlanarak ayrı bir ticari hak konusu olmayan belirtilen istemle açılan davanın dinlenebilirlik koşullarının bulunmadığı gözetilmeden yazılı gerekçeyle verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ve asli müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraflar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00. YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy