(1086 S. K. m. 427, 432, 438) (Hırsızlık Sigortası Genel Şartları m. B.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.10.2004 tarih ve 2003/175-2004/709 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R.Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin hırsızlık teminatını da içeren işyeri paket sigortası sözleşmesiyle sigortalı olduğunu, 22.12.2001 tarihinde işyerinin soyulduğunu, ancak davalının zararı ödemediğini ileri sürerek, 1.050.000.000.TL. zarar ve 182.000.000.TL. hasar bedelinin temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vitrin camlarının kilitli olmadığını, bu nedenle zararın teminat dışında kaldığını ve hasar miktarının hakem bilirkişi aracılığıyla hesaplanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, vitrin cam ve kapılarının davacı tarafından açıldığının ispat edilemediği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile 1.021.894.099.TL alacağın 27.12.2001 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000.000.000 TL.'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Dava dilekçesinde, 1.232.200.000.TL. tazminatının tahsili istenilmiş olup mahkemece, 1.021.894.099.TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda, davanın reddedilen kısmı, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından, davalı vekilinin temyiz istenirin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-) Davalı vekilinin temyizine gelince, dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve olay yeri görgü tutanağında, vitrinin iç kısmında bulunan ve içeriden açılan cam kapıların açık olduğunun belirtilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsam dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-) Hırsızlık Sigortası Genel Şartları'nın B. 5. maddesi hükmüne göre, hırsızlık sigortasında, rizikonun gerçekleşmesinden sonra belirlenen tazminatın, rizikonun gerçekleştiğini belirleyen bilgi ve belgelerin kendisine ulaşmasından itibaren en geç 30 gün içinde sigorta tarafından sigortalıya ödeme yapmak zorunda olduğu belirtilmiştir. Buna göre, davacı taraf gerekli belgelerle başvurmamış olsa bile eksper raporunun düzenlenmesi ile davalı sigortanın gerektiği şekilde olaydan haberdar olduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda, 22.12.2001 tarihinin gecesinde hırsızlık olayı meydana gelmiş, 26.12.2001'de sigortaya ihbar yapılmış, 27.12.2001'de ekspertize başlanmış ve ancak 26.03.2002'de eksper raporu sunulmuştur. Mahkeme kararında ise gerekçesi açıklanmadan, ekspertiz çalışmasına başlandığı 27.12.2001 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş olup, bu hüküm Genel Şartların anılan maddesine aykırı olmuştur.
Bu durumda, ekspertiz çalışmasının uzun sürmesi ve raporun geç sunulmasından davacının sorumlu tutulmasının mümkün görülmeyeceği nazara alınarak, davacının sigortaya riziko ihbar tarihi olan 26.12.2001 tarihinden sonra 30 gün geçmekle, davalı sigortanın bu tarihte temerrüde düştüğü kabul edilerek, bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. maddesi gereği süre yönünden reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan 27.12.2001 ibaresinin karardan çıkartılarak yerine 26.01.2002 ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 1.59 YTL. harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy