(1086 S. K. m. 7, 27) (6762 S. K. m. 4, 893, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.10.2004 tarih ve 2003/417 - 2004/370 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK'nun 1301'nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigortasına dayalı rucüen tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, TTK'nun 1301'inci maddesi uyarınca açmış olduğu davasında davalının sorumlu olduğu ... adlı geminin karaya çıkarak müvekkiline sigortalı aracı hasara uğrattığını ileri sürmüştür. Davalı vekili, husumet itirazında bulunmuştur. 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Yasa ile 6762 sayılı Türk Ticaret Yasası'nın 4'üncü maddesine eklenen fıkrada iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu yasanın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, anılan mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Bahse konu yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararıyla da bu tür davalara bakmak üzere İstanbul'da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçirilmiştir. Denizcilik İhtisas Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, özellikle davalının sıfatının tayininde, kaptanın kusurunun ve gemi dolayısıyla sorumlu olanların belirlenmesinde 6762 sayılı TTK'nun Deniz Ticareti başlıklı 4'üncü kitabındaki 893 ve onu izleyen maddelerde düzenlenen hükümler dikkate alınarak çözümlenecektir. Dolayısıyla görevli mahkeme Denizcilik İhtisas Mahkemesi'dir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece her aşamada kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durum karşısında, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy