(1086 S. K. m. 49, 178, 180, 388, 418, 423)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 6. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.09.2004 tarih ve 2004/161 - 2004/476 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile ihbar edilen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete zorunlu trafik sigortalı, davalıların da maliki ve sürücüsü bulundukları aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle dava dışı hak sahiplerine 1.912.000.000.-TL ödemede bulunduklarını, davalı sürücünün ehliyetsiz ve alkollü araç kullanması nedeniyle kendi sigortalılarının rücu hakları bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Z., davanın reddini savunmuş, diğer davalı duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı sürücü R'nin 8/8 oranında kusurlu bulunduğu, davacı tarafından ödeme yapılan dava dışı hak sahiplerine ait araçta 1.910.000.000.- TL hasar meydana geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.910.000.000.-TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile ihbar edilen vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK'nda bir davanın nasıl açılacağı düzenlenmiştir. Buna göre, sorumlu olanlardan birisi hakkında dava açıldıktan sonra diğer bir sorumluya dava ihbar edilmek suretiyle davaya dahil edilerek, hakkında hüküm kurulması mümkün değildir. Somut olayda da davalı Z'nin 04.05.2004 tarihli cevap dilekçesi ile davanın ihbarı talebi üzerine, dava, S'ye ihbar edilmiş ve mahkemece, davanın reddedilen kısmı üzerinden ihbar edilen vekili yararına takdir olunan 300.000.000.- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu durum karşısında S. aleyhine usulen açılmış ve harcı yatırılmış bir dava bulunmadığı halde mahkemece ihbar edilen vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- İhbar olunan vekilinin temyiz itirazlarına gelince; bozma neden ve kapsamına göre ve ihbar edilen aleyhine bir hüküm kurulmamış olmasına göre, ihbar edilen vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, ihbar edilen vekilinin temyiz isteminin reddine, aşağıda yazılı bakiye 2.10.-YTL temyiz ilam harcının temyiz eden ihbar edilenden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy