(818 S. K. m. 113) (1086 S. K. m. 440)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.09.2003 gün ve 2001/719-2003/813 sayılı kararı bozan Daire'nin 14.12.2004 gün ve 2004/2943-2004/12343 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı sigorta şirketine, ferdi kaza sigortası ile sigortalı çalışanının uğradığı kaza sonucu öldüğünü, ölenin yakınlarına müvekkilince tazminatların ödendiğini, bu tazminatların kendilerine ödenmesi için başlatılan icra takibinin davalı sigortanın haksız itirazı ile durdurulduğunu, daha sonra asıl alacak miktarının davalı sigorta tarafından ödendiğini, ancak takibin faiz, takip giderleri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı bakımından devam ettiğini ileri sürerek, bu mablağın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın likit hale gelmediği için takibe itiraz ettiklerini, hasar dosyası tamamlandıktan sonra hasarı ödediklerini, likit olmayan alacağın icra takibiyle istenemeyeceğini, buna göre de faiz, masraf ve icra inkar tazminat istemlerinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alacağın likit olmadığı, davalı ödemesinin ihtirazi kayıt konulmadan kabul edildiği, daha önce temerrüt gerçekleşmediği gerekçeleriyle, davanın icra takip giderleri ile takibe ilişkin vekalet ücreti bakımından kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine davacı yararına bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve asıl alacak ödenmeden davacının icra takibine girişmiş olmasının B.K'nun 113/2.maddesine göre işlemiş faizi isteme hakkını saklı tuttuğunu göstermesine göre, davalı vekilinin HUMK. nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 22.90 YTL. karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3.madde hükmü uyarınca, takdiren 125,00 YTL. para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 22.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy