(1163 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.11.2004 tarih ve 2002/293-2004/757 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifte üç adet ortaklığının bulunduğunu, 06.12.1996 tarihinden 03.03.2000 tarihine kadar aidatlarını düzenli ödediğini, ödemede güçlüğe düşülmesi nedeniyle müvekkilinin anılan tarih itibariyle bir ortaklığından vazgeçtiğini, bu ortaklık için ödenen aidatların diğer ortaklıklar nedeniyle ödenecek aidatlara sayıldığını ve eksik kalan kısım için de 1.500.000.000 TL ödeme yaptığını, böylelikle anılan iki dairenin kalan aidatları bakımından 8.000.000.000 TL ödemede bulunduğunu, anahtar teslimine kadar aidatların ödendiğine dair karar alındığını, bu nedenle kooperatifin müvekkili adına kredi kullanmadığını, kurada tahsis edilen üç adet konutun tapusunu vermediğini ileri sürerek, bu konutların davalı adına tapularının iptali ile müvekkili adına tescillerine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilahare ıslah talebinde bulunarak kayıtlardaki hacizlerin de kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, uyuşmazlığa konu dairelerin F blokta yer almadığı, C2 blokta bulunduğu, davalı adına tapuda kayıtlı oldukları, 8.2.2002 tarihli kura çekim zaptında davacıya üç konutun isabet ettiği, 3.3.2000 tarih ve 151 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacıya ait iki adet konutun anahtar teslim fiyatının 8 milyar TL olarak belirlendiği, ödemenin yapıldığı, sadece tapu harcı v.s borcun kaldığı, davalının aidatların tahsili bakımından icra takibinde bulunduğu, itiraz sonucu takibin durduğu, itirazın iptali davasının açılmadığı, yönetim kurulu kararından anlaşılacağı üzere davacının aidat borcunu ödediği, mülkiyetlerin iktisap ettiği, her ne kadar genel kurulca satış konusunda yönetim kuruluna yetki verilmemiş ise de davacının üç adet dairesinin bulunduğu, bir dairesinden vazgeçtiği, aidat borcuna sayıldığı, bu şekilde vazgeçilen dairenin kooperatife kaldığı, şekil eksikliğinin sonradan ileri sürülmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı, kayıtlar üzerinde hacizler bulunduğu, hak sahiplerinin davada taraf olmadığı, henüz inşaatların tamamlanmadığı, kooperatifin borçlanmasının normal olduğu, yöneticiler hakkındaki davanın davacıyı ilgilendirmediği, sonucunun beklenmesinin zorunlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı Mersin Mezitli Köyü 127 ada 1 parselde bulunan 2 blok 1 ve C2 blok 5 numaralı taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline, davacı adına tescil edilmesine, diğer istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, kooperatif ortaklığı nedeniyle tahsis edilen konutların tapularının iptali ve tescili, istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli bulunmamaktadır. Davacının davalı kooperatifini ortağı olduğu hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. 05.12.1997 tarihli kura tespit tutanağı içeriğine göre de davacıya üç konutun tahsis edildiği sabittir. 03.03.2000 tarih ve 151 numaralı 'anahtar teslimi daire sözleşmesi' başlıklı yönetim kurulu kararında davacının kura zaptında belirtilen iki adet dairesinin 03.03.2000 tarihinden itibaren anahtar teslim fiyatının 8 milyar TL olarak belirlendiği, ödemeyi nakden ve defaten yaptığı tapu v.s masraflar hariç tüm ödemelerden muaf tutulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinin aksine, bu kararda üçüncü ortaklıktan, yönetim kurulu karar tarihine kadar üçüncü ortaklık nedeniyle ödenen aidatların ödenen bu meblağa dahil edildiğinden ve de eksik kalan 1.500.000.000 TL'nin ödendiğine dair bir açıklama bulunmamaktadır. Kaldı ki eksik kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda da yönetim kurulu kararına konu daireler ve ortaklıklar için davacının ayrı ayrı 01.04.2001 tarihinde 2.450.000.000 TL'ar TL ödediğine dair kaydının bulunduğu, bunlar dışında ödemelerine rastlanmadığı belirtilmiştir. Tapu Sicil Müdürlüğü'nce verilen cevabi yazıdan konutların tapu kayıtlarının tamamının davalı kooperatif adına tescilli olduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle ifade etmek gerekir ki, genel kurulca açık yetki verilmedikçe 1163 sayılı Yasa'nın 23 üncü maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farlı statüde ortaklığa kabul kararı vermesi veya akçalı konularda bir ortağa farklılık yaratması mümkün değildir. Öte yandan, yönetim kurulunun tek başına taşınmaz satma yetkisi de bulunmamaktadır. Kaldı ki genel kurulun eşitlik ilkesini ihlal edici nitelikteki kararları dahi iptali kabil niteliktedir. Somut olayda 03.03.2000 tarih ve 151 sayılı yönetim kurulunun genel kurul kararına dayandığı iddia edilip ispat edilmemiştir. Bu nedenle, davacı tarafın bağlayıcı bir özelliği bulunmayan yönetim kurulu kararına dayanarak talepte bulunması doğru değildir. Kooperatif ortağının akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeden ve konutlar tamamlanmadan kendisine tahsis edilen konutun tapusunu talep etmesi de mümkün bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, davacının aidatlarını tam ödeyip ödemediği, davalı tarafın ferdi mülkiyete geçip geçmediği, davacının adına tahsis edilen konutları kendisine teslim edilmesini talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 8.00 YTL. harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy