(1086 S. K. m. 283)
Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.12.2004 tarih ve 2003/144-2004/901 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı şirkete ait karpuz emtiasının Türkiye'den Çek Cumhuriyetine taşıma işini müvekkili şirketin üstlendiğini, müvekkilince anılan emtiaların bozulması ve gecikmeden dolayı mal alıcısının doğabilecek zararlarının karşılanmasına ilişkin olarak davalı sigorta şirketine CMR. sigorta poliçesi ile sigorta ettirildiğini, gecikmeden dolayı emtiaların zarar görmesi üzerine dava dışı şirkete haklı bir neden olmaksızın davalı tarafından ödeme yapılmadığını, dava dışı şirket tarafından açılan davanın müvekkili aleyhine sonuçlandığını, davalı şirkete yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, şimdilik 1.000.000.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, emtianın uygun sıcaklık ortamında taşınmadığını, alıcısına hasarlı şekilde geç teslim edildiğini, hasarın sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, zira hasarın aracın soğutma tertibatının çalışmaması ve karpuzun taşınmasına uygun sıcaklığın temin edilmemesinden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı tarafından talep edilen tazminatın, aracını taşımaya elverişli şekilde bulundurulması yükümlülüğüne aykırılığın bir sonucu olarak ortaya çıkması olması ve sigorta sözleşmesinde bu tür hasarların açıkça muafiyet sebebi olarak kabul edilmesi nedeni ile istenemeyeceği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Karayolu ile Yapılan Uluslararası Emtia Taşıması Nakliyeci Sorumluluk Sigorta Söz l eş m e s inden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, hasarın poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığı, diğer bir anlatımla hasarın davacı taşıyanın aracının frigorifik tesisatındaki arazı sonucu mu, yoksa varış yerine geç varmasından mı kaynaklandığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, dosya arasında bulunan ekspertiz raporu esas alınarak hazırlanan ve hasarın davacı taşıyıcıya ait aracın frigorifik tesisatının çalışmamasından kaynaklandığı tespitini yapan bilirkişi kurulu raporu benimsenip hükme dayanak yapılmıştır. Oysa, bilirkişi raporunun, denetlemeye olanak verecek şekilde düzenlenmesi zorunlu olup, yabancı dilde yazılan ekspertiz raporunun usulüne uygun şekilde tercüme edilmiş örneği mahkemece dosyaya ibrazı sağlanmadan hazırlanan ve bu şekilde gerek mahkeme ve gerekse Yargıtay'ın denetleme olanağını ortadan kaldıran raporunun hükme dayanak yapılması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, işbu davadan önce taşıtan tarafından davacı taşıyan aleyhine açılan ve davacı aleyhine sonuçlanan davada, hasarın gecikmeden kaynaklandığı sonucuna varan bilirkişi kurulu raporu hükme dayanak yapılmış, hatta raporda CMR sigortacısı olan işbu davadaki davalının, sigorta sözleşmesinde gecikmeden kaynaklanan zararın sigorta kapsamına girmediğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından sigorta şirketinin de sorumlu olabileceği belirtilmiş olup, her iki dosyadaki raporda sigortacı bilirkişinin aynı bilirkişi olmasına, davacı vekilince, 28.09.2004 havale tarihli dilekçesi ile hükme dayanak yapılan işbu davadaki rapora anılan noktalara ilişen ayrıntılı ve esaslı itirazlarda bulunulmuş olmasına rağmen mahkemece bu itirazlar üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda öncelikle ekspertiz raporunun usulüne uygun tercüme edilmiş örneğinin dosyaya ibrazının sağlanması, her iki rapor arasında çelişki olup olmadığı belirlenmesi için hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulundan ek rapor alınması, çelişki varsa başka bir bilirkişi kurulundan, her iki raporu değerlendiren, tartışan, itiraz noktaları üzerinde yeterince duran, çelişkiyi giderici ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy