(1163 S. K. m. 14, 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.11.2004 tarih ve 2004/431-2004/763 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı Kayyum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı kayyum müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken vefat ettiğini, yasal mirasçılarının temsilci tayin edip, ortaklığın devamı konusunda bildirimde bulunmadıklarından üyeliğin tasfiyesine karar verildiğini, kooperatif nezdindeki yazlığın vakfa vasiyet edildiğini, mirasçıların vakfa vasiyet edilen mal için bildirimde bulunamayacağını, vakfında vasiyet tenfiz edilmeden böyle bir bildirimde bulunamayacağını, kooperatifin uyarıda bulunması gerektiğini ileri sürerek kooperatif ortaklığının düşmesine ilişkin 28.02.2003 tarih ve 287 sayılı yönetim kurulu kararının iptaline ortaklığın devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili gerek, müvekkili kooperatif üyesi iken ölen davacının mirasçılarının gerekse lehine mal vasiyet edilen vakfın temsilci tayin ederek ortaklığa devam etmek iradesini bildirmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, müteveffanın ölüm tarihinde kooperatifin ferdileşmeye geçmediği, lehine vasiyet edilen vakfın ve müteveffanın mirasçılarının süresi içinde ortaklığa devam etmek istediklerini beyan etmedikleri gibi temsilci de atamadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı kayyum temyiz etmiştir.
1- Dava, ölen ortağın mirasçılarının kooperatif ortaklığından düşürülmesine ilişkin Yönetim Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 14 üncü maddesiyle ortağın ölümüyle ortaklık sıfatının sona ereceği, anasözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmalarının sağlanabileceği hükme bağlanmıştır. Davalı kooperatif anasözleşmesinin 16 ncı maddesi uyarınca ferdi münasebete geçilmeden önce ölen ortağın yasal mirasçılarının üç ay içinde temsilci tayin ederek bildirmeleri halinde ortaklık hak ve yükümlülüklerinin yasal mirasçılar lehine devam edeceği, temsilci tayin edilmemesi ya da ortaklığa devam etmek istenmemesi halinde ölen ortağın alacak ve borçlarının tasfiye edileceği hususu düzenlenmiştir. Somut olayda, ölenin mirasçılarının, kayyımın ya da lehine vasiyet edilen vakfın anasözleşmeden ve 16 ncı madde gereğince yapılması gereken işlemlerden haberdar olmaları gerektiği ileri sürülemez. Bu durumda mahkemece, yasal mirasçıların ortaklığa devam etmek isteyip istemedikleri ve temsilci tayin edip etmeyecekleri hususunda kooperatifçe uyarılmadan bu hususta kendiliğinden harekete geçmedikleri için ortaklık sıfatının düşmesine ve alacak ve borçlarının tasfiyesine dair Yönetim Kurulu kararının iptali için açılan davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı kayyımın temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy