(818 S. K. m. 263)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İ. Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.04.2004 tarih ve 2000/248 - 2004/237 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait ticari taksi plakasını 26.12.1997 tarihli kira sözleşmesiyle kiraladığını, daha sonra 26.12.1998 tarihli yeni bir kira sözleşmesi imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre müvekkilinin kendisine ait aracı plakayı kiralayan davalı adına tescil ettirdiğini, davalının süre sonunda son kira sözleşmesini feshetmediği halde muvazaalı bir borç ilişkisi kurarak müvekkili yedindeki aracı haczettirip yediemin olarak kendisine teslimini sağladığını, aracın teslim edilmesi ya da tazminat ödenmesine ilişkin olarak gönderilen ihtarnameden de sonuç alınamadığını ileri sürerek 3.000.000.000.TL araç bedeli, 4.000.000.000.- TL sözleşmede öngörülen cezai şart ve 1.000.000.000.- TL mahrum olunan kar olmak üzere toplam 8.000.000.000.- TL'nin davalının temerrüt tarihi olan 21.01 .2000 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşmede süre sonunda akdin feshi için bir ihbar koşulu getirilmediğini, üstelik müvekkili tarafından kira sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin şifahi olarak defalarca davacıya bildirilerek süre sonunda plakanın tesliminin, vergi-trafik cezası, son iki aylık kira borcu ve B. Taksi Durağına biriken borçlarının ödenmesinin istendiğini, davacı bu edimlerini yerine getirmediğinden sözleşmenin 12 nci maddesine göre sözleşmenin zaten fesholunduğunu, davacının konutta ödemeli olarak gönderdiği Ocak 2000 dönemine ait kira bedelinin müvekkili tarafından alınmadığını, ayrıca 21.01.2000 tarihli cevabi ihtarname ile sözleşmenin yenilenmediğinin ve borçlarını ödemesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, talep edilen araç ( kasa ) bedelinin fahiş olduğunu, cezai şart ve kar mahrumiyet talep edilemeyeceğini, araç bedelinden davacının belirtilen borçları nedeniyle 2 milyar liranın takas ve mahsup edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalıya ait ticari taksi plakasının davacı tarafından kiralanarak kendisine ait M. ... model otomobile takılmak suretiyle kullanıldığı, kira süresinin 26.12.1999 tarihinde sona erdiği, BK'nun 263 ncü maddesi uyarınca süresinde aktin feshedilmediği, bu nedenle aynı şartlarla uzadığı, davalının kira bedeli olarak senetleri almak için bir girişiminin bulunmadığı ve davacının konutta ödemeli olarak gönderdiği kira bedelini de almadığı, davacının gönderdiği 12.01.2000 tarihli ihtarnameye rağmen haczedilen aracın davacıya teslim edilmediği, hacizden ve davacı ihtarından sonra davalı tarafından 21.01.2000 tarihinde gönderilen ihtarnamenin yeni kira dönemi başlangıcından sonra olması karşısında samimi bulunmadığı, bu nedenle ve sözleşmenin süresinde feshedilmemesi nedeniyle sözleşmenin aynı şartlarla 26.12.1999 tarihinden itibaren 1 yıl süreyle uzatılmış sayıldığının kabul edildiği, davalının muvazaalı olduğu iddia edilen borcundan dolayı otomobil plakasıyla birlikte haczedilerek davacının elinden alındığından davalının sözleşmeye aykırı davrandığı, bu yüzden cezai şart ödemesi gerektiği, bilirkişilerce sözleşmenin 26.12.1999 tarihinde sona erdiği, 'bu nedenle davacının fesihten dolayı kar kaybı olmadığı belirtilmişse de kira sözleşmesi devam ettiği sırada elinden aracının rızası dışında alınması ve çalıştıramaması nedeniyle davacının kar kaybı bulunduğunun mutlak olduğu, sözleşmenin mahiyeti ve tarafların durumuna göre kar kaybının takdiren 500 milyon lira olarak kabul edilmesi gerektiği, bu bedelden davacının otomobili kullandığı sırada sebebiyet verdiği trafik cezası ve vergi borcu olarak bildirilen 247.600.000.- TL'nin tahakkuk edecek faizleriyle birlikte takas ve mahsubu sonucu davacının 2.552.400.000.TL araç bedeli ve sözleşme özel şartlarının 19 ncu maddesi uyarınca 4.000.000.000.- TL cezai şart alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.552.400.000.- TL 'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, ticari taksi plakası kira sözleşmesine dayalı araç bedeli, cezai şart ve mahrum kalınan kar alacağına ilişkindir. Kira sözleşmesinde kira süresinin sonunda feshedilmemesi halinde aktin aynı şartlarla otomatikman uzayacağına veya süre sonunda aktin feshi için ihbar yapılması gerektiğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Sükut ile tecdit başlıklı BK'nun 263 ncü maddesinde kira, muayyen bir müddetle aktedilip de bu müddetin hitamında kiralayanın malumatı ile ve muhalefeti olmaksızın mecurun kullanılmasına devam olunduğu, yahut mukavelede fesih hakkında gösterilen ihbarı iki taraftan hiçbiri yapmadığı takdirde,hilafına. mukavele yoksa aktin gayri muayyen bir müddet için yenilenmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Mahkeme BK'nun 263 ncü maddesi gereğince sözleşmenin 26.12.1999 tarihinden itibaren aynı şartlarla bir yıl süreyle uzadığını kabul etmiş ise de; davalı aktin yenilenmesine muvafakat etmemiş, Ocak 2000 dönemine ilişkin konutta ödemeli gönderilen kirayı kabul etmemiş, 21.01.2000 tarihinde davacıya gönderdiği ihtarnamede sözleşmenin yenilenmediğini açıkça bildirmiştir. Bu nedenle BK'nun 263 ncü maddesinin somut olayda uygulanması mümkün değildir. Akit .29,12.1999 tarihi itibarıyla sona erdiğinden ve araç 11.1.2000 tarihinde haczedilerek davacının elinden alındığında ) kira süresi sonundan sonraki dönem için davacının kar mahrumiyeti talep etmesi veya sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart istemesi mümkün değildir. Davacı ancak sözleşmenin 2 nci maddesi gereğince ticari taksi plakasının takıldığı aracın mülkiyeti kendisine ait olduğundan araç bedelini talep edebilir. Ancak dayalı kiralayan, kiracının plakayı kullandığı döneme ilişkin vergi-trafik cezaları, son iki aylık kira borcu, B. Taksi Durağına biriken aidat borçlan için takas-mahsup definde bulunduğundan davalının bu savunması üzerinde durularak 'bu konudaki deliller değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy