(2004 S. K. m. 67, 194) (1086 S. K. m. 409) (818 S. K. m. 35, 397)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.04.2003 tarih ve 2002/395-2003/351 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların malik ve sürücüsü oldukları araç tarafından müvekkil sigorta şirketince kasko sigortalı araca verilen zarar için yapılan ödemenin tazmini için gönderilen ödeme emrine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Dava devam ederken davacı sigorta şirketin iflasına karar verilmiş ve vekili tarafından dava takip edilmemiştir.
Mahkeme tarafından dosyanın müracaata bırakıldıktan sonra 3 ay içinde yenilenmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı Müflis Emek sigorta A.Ş. iflas idaresi vekili mahkemenin İİK.194. madde gereği davanın ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar durması yönünde karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmektedirler.
Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı olarak yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir. Dava 22.03.2002 tarihinde açılmış mahkemece, işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde yenilenmemiş bulunduğundan HUMK. 409. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Yargılama sırasında 18.07.2002 tarihli mahkeme kararı ile davacı şirketin iflasına karar verilmiş, ikinci alacaklılar toplantısı henüz yapılmamıştır.
İflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilumum hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonraya kadar durdurur. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile, tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan alacaklının açtığı davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır. İflas idaresinin dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. İşte bu nedenle İİK. nun 194 üncü maddesine göre hukuk davalarının iflasın açılması ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Bu durumda mahkemece bir ara kararı ile davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekirken BK.nun 35 ve 397 nci maddelerine de aykırı olacak şekilde iflasın açılması ile temsil ve vekalet görevi sona ermiş davacı vekillerinin davayı takip etmediklerinden bahisle HUMK. nun 409 uncu maddesi uyarınca dosyanın önce işlemden kaldırılmasına ve daha sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy