(CMR m. 1) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.11.2004 tarih ve 2002/946-2004/1419 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalanan boyalı rulo sac emtiasının Türkiye'den Yunanistan'a sevk edilmek üzere taşıyıcı firmaya temiz, sağlam ve noksansız olarak teslim edilmesine rağmen emtianın alıcısına hasarlı olarak ulaştığını, taşıma sırasında emtiada oluşan hasar karşılığı tespit edilen 8.256.209.878 TL'nın ilgilisine ödendiğini ileri sürerek anılan bedelin TTK. nun 1301. maddesi uyarınca faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, rulonun emniyetsiz yükleme nedeniyle taşıma sırasında brandayı yırtarak karayoluna düşmesi sonucu hasarlandığını, müvekkili şirketin yükleme ve boşaltma işine karışmadığını, bu işin tamamen gönderen ve alıcı firmanın elemanları tarafından gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğine ilişkin her hangi bir delilin elde edilemediği, hamule senedinde de hasara veya malların hasarlı olarak teslim alındığına ilişkin herhangi bir meşruhatın yer almadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya taşıma poliçesi ile sigortalı emtianın hasarlanması nedeniyle ödenen bedelin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davalı taraf yaptığı savunmada, sigortalı emtianın emniyetsiz şekilde yüklenmesi nedeniyle taşıma sırasında hasarlandığını belirtmiştir. Davalının bu savunması ve dosya içerisindeki tüm deliller, malların teslimi anında hasarlı olduklarına ilişkin olarak taşıma senedine ihtirazi kayıt konulmamasının veya bu konuda tutanak tutulmamış olmasının davalı taşıyıcının malları tam, sağlam ve hasarsız olarak teslim ettiği konusunda lehine oluşan karinenin geçersiz sayılması sonucunu doğurduğundan hasarın taşıma sırasında oluştuğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, tarafların dayandıkları delillerin toplanarak davaya konu taşımanın, Türkiye tarafından 30.10.1995 tarihinde kabul edilerek, bu tarihte yürürlüğe giren CMR yani Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi hükümlerine tabi olduğu da nazara alınarak, davalının oluşan hasardan dolayı sorumluluğu ve tazmin borcunun bulunup bulunmadığına ilişkin olarak anılan sözleşme hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy