(4077 S. K. m. 3, 10, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.10.2004 tarih ve 2003/1392 - 2004/1190 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında 29.07.1992 tarihinde yapılan sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıdan dövize endeksli konut kredisi kullandığını, 1994 yılı Ocak ayından sonra ekonomide meydana gelen olumsuz değişiklikler sonucu edimler arasındaki dengenin bozulduğunu, sözleşmenin uyarlanması gerektiğini ileri sürerek, aylık ödemelerin 03.01.1994 tarihindeki döviz kuru esas alınarak sözleşmenin uyarlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyarlama koşullarının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, uyarlamanın koşullarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinden kalan borcun 4.092.694.412.-TL olarak tespitine, ayılık taksitlerin 25.06.2004 tarihinden itibaren 400.236.782.-TL olarak 25 ay süre ile 25.07.2006 tarihine kadar ödeme planına bağlanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, dövize endeksli konut kredisi sözleşmesinin uyarlanması istemine ilişkindir. 06.03.2003 tarihinde kabul edilen, 14.03.2003 tarih 25048 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun 38 inci maddesi hükmü uyarınca dava konusu olaya uygulanacak hükümlerin yayınlanmasından 3 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtilmekle, 4077 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/c, 10 ve 23/1 inci maddesi hükümleri karşısında, bu davaya bakmak Tüketici Mahkemeleri'nin görevine girmektedir.
Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle, dosyanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesi yönünde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy