(6267 S. K. m. 1301)
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 4. Hukuk Mahkemesince verilen 23.11.2004 tarih ve 2003/285-2004 389 sayılı, kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı, vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı sigortacının, TTK'nın 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece, davalılardan M.Y yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden ise davanın reddine dair tesis edilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminatın rucüen tahsili istemine ilişkindir.
Kaza tespit tutanağında, davalılardan sürücü olan Ü.Ö'nün kırmızı ışıkta geçtiği belirtilmiş, davalı Ü. vekili ise, müvekkilinin kırmızı ışıkta geçmediğini savunmuş ve tanık beyanlarına dayanmıştır.
Mahkemece, anılan, davalının tanıkları dinlenmiş ve benimsenip hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda ise davacıya sigortalı, araca yeşil ışığın yanması veya davalı Ü.Ö'ye yeşil ışığın yanması hallerine ilişkin olarak alternatifli şekilde rapor tanzim, edilmiş, mahkemece ise anılan davalının tanık beyanlarına üstünlük tanınarak davacıya sigortalı aracın tam kusurlu olduğu sonucuna varılmak suretiyle yazılı, şekilde karar verilmiştir. Oysa kazanın hemen akabinde trafik polislerince tutulan kaza tespit tutanağında kazanın oluş şekli farklı şekilde izah edilmiş olup, resmi makamlarca tutulan kaza tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli bir belge olarak kabulü gerekir.
O halde mahkemece, trafik kaza tutanağı mümzilerinin tanık sıfatı ile dinlenmesi ve kaza tutanağındaki kazanın, oluş şekline ilişkin saptamanın gözleme mi, tanık beyanına mı ya da taraf beyanına göre mi diğer bir anlatımla tutanağın neye dayalı, olarak tutulduğunun soruşturulması ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi, doğru görülmemiş ve karan bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği, temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy