(1086 S. K. m. 39, 40, 275, 427)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.11.2004 tarih ve 2003/245-2004/666 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D.Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde bir takım hukuk dışı işlemleriyle müvekkili anonim şirketi zarara uğrattığını, denetçiler kurulu raporunda şirket zararının bir kısmının belirlendiği ve bundan toplam 600.000.000.-TL.'nin davalı tarafından ödenmesinin kabul edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500.000.000.-TL. nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı Dairemizce davanın denetçiler tarafından açılması dava şartı olduğundan bu hususta HUMK.'nun 39-40. maddeleri gereğince davacıya süre verilerek denetçilerin muvafakati veya vekaletnamelerinin alınmasından sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda sorumluluk davası açılması konusunda genel kurulda alınan kararda davalının hangi eylem ve işlemleri için ne miktarla sorumlu olduğunun belirtilmediği, denetçilerin afaki şekilde belirlemiş oldukları zararın üzerinde bir miktar ile dava açılmasının dayanağı olmadığı, denetçi raporunda zararın 602.709.985 TL asıl alacak ve 301.354.995 TL işlemiş faiz olarak hesaplandığı, faizin genel kurul kararına uygun olduğunun görüldüğü, davalı tarafından genel kuruldan önce 600.000.000 TL asıl alacağın ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.709.985 TL asıl alacak ve 301.354.995 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) HUMK.'nun, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci madde hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000.000.000 TL. sını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Dava dilekçesinde, 1.500.000.000 TL. nın tahsili istenilmiş, mahkemece, toplam 304.064.980 TL. sının tahsiline karar verilmiştir. Davalı aleyhine kabul edilen kısım, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-) Davacı şirket yönetim kurulu üyesi olan davalı aleyhine sorumluluk davası açılmış olup, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik tahmin edilen 1.500.000.000 TL. şirket zararının tahsili istenmiştir. Konu teknik inceleme gerektirdiği halde mahkemece davacı şirket delilleri toplanıp şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak davalının sorumlu olduğu gerçek zarar miktarının tespit edilmesi gerekirken eksik incelemeyle denetçi raporunda belirlenen zarar miktarı üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 4.80 YTL. harcın temyiz eden davalıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy