(1086 S. K. m. 523)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davadan dolayı Hakem Kurulu'nca verilen 28.02.2004 tarih ve 2003/3 sayılı karar Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce 10.05.2004 tarih ve 2004/68 D.İş sayılı müzekkeresiyle Dairemize gönderilmekle ve hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesi vermemiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki 23.10.2001 tarih ve 2001/18 sayılı yeminli mali müşavirlik ve tasdik sözleşmesinde kararlaştırılan ücret 2.800.000.000 TL olduğu halde davacı tarafından tek taraflı olarak sözleşmenin ücret maddesine 21.460.000.000 TL'nin eklendiğini, davacının taraflar arasındaki mutabakata göre düzenleyip müvekkiline gönderdiği faturaların ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Hakem Heyetince toplanan delillere göre, her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesi verilmemişse de, tahkim şartı ve tarafların mutabakatına göre tarafların kendi hakemini seçmesi kararlaştırıldığından davacının ihtilaf konusu ve kendi hakemini seçtiğini, davalıdan da kendi hakemini seçmesini istediği ihtarın davalıya tebliğ edildiği tarihte tahkim davasının açılmış sayıldığı, bu nedenle davacının dava dilekçesi vermeyerek dava açmadığını iddia etmesinin dikkate alınmadığı, taraflar arasındaki 23.10.2001 tarih ve 2001/18 sayılı denetim ve tasdik sözleşmesinde ücretin 2.800.000.000 TL olarak kararlaştırıldığı, bu ücrete göre davacının davalıya 3 adet mali müşavirlik ücreti faturası düzenleyip gönderdiği, davacının fatura düzenlenen kısmın üzerinde bir alacağı olduğunu ispat edemediği, kendi kayıtlarında bile davalıdan alacağı olduğuna dair bir ibare olmadığı, faturalara uygun ödemelere sessiz kalıp ticari defterlerini buna uygun tuttuğu, sözleşmenin 5.3. maddesi gereğince ücretini alamadığı dönemi takip eden ikinci ayın sonunda işi bırakıp odaya bildirim ve kanuni takip yapmadığı, bu durumun da sözleşmenin ücret kısmının faturalar hilafına sonradan değiştirildiği ve gerçeği yansıtmadığını gösterdiği, ibraz edilen 22.10.2001, 1.11.2001 ve 1.12.2001 tarihli faturalardan davacının bakiye 322.000.000 TL alacağı kaldığı gerekçesiyle davanın 23.188.000.000 TL'lik kısmının reddine, 322.000.000 TL'lik kısmının kabulüne hakem Av. A. C.'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Hakemlerde görülecek davada, diğer hukuk mahkemelerinde olduğu gibi dava dilekçesi ile açılır. Dava hakemler tamamen belli olup hakem kurulu oluştuktan sonra açılır. Ancak HUMK. nun 523. maddesinde hakem kurulunun oluşmasının uzunca bir zaman alması ve bu arada dava sürelerinin geçme ihtimalinin bulunması nedeniyle daha önceki bir tarih davanın açılma tarihi olarak kabul edilmiştir. Buna göre, hakemler mahkeme tarafından seçilecekse dava, hakemlerin tayini için mahkemeye başvurulduğu tarihte, hakemlerin tayini taraflara ait ise, davacının hakemini seçip, davalıya hakemini seçmesini tebliğ ettiği tarihte, hakemlerin tayini üçüncü bir kişiye ait ise, hakemlerin tayini için üçüncü kişiye başvurulduğu tarihte açılmış sayılır. Somut olayda davacı vekilleri hakem heyeti tarafından verilen süreye rağmen taraflar arasındaki 23.10.2001 tarih ve 2001/18 sayılı yeminli mali müşavirlik ve tasdik sözleşmesine dayalı alacak için dava dilekçesi vermedikleri gibi, duruşmada her ne kadar davalıya gönderdikleri 1.9.2003 tarihli ihtarnamede 2002 yılı sözleşmesine dayalı alacak ile birlikte 2001 yılı sözleşmesinden bakiye alacağı da talep etmişlerse de, bu döneme ilişkin olarak dava açmadıklarını, hakem heyetinden bir karar talep etmediklerini, sadece 2002 yılı sözleşmesine ilişkin (2003/1 Esas sayılı dosyada) dava açtıklarını belirtmişlerdir. Dolayısıyla 2001 yılı sözleşmesinden doğan 23.510.000.000 TL için usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığı halde hakem heyeti çoğunluğu tarafından davacının kendi hakemini seçip davalıdan hakemini seçmesini istediği ihtarın tebliğ edildiği tarihte davanın açılmış sayıldığı kabul edilerek davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davacı taraf aleyhine vekalet ücreti ve hakem ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy