(818 S. K. m. 135) (6762 S. K. m. 1268, 1269)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.11.2004 tarih ve 2004/462-2004/653 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracın 02.05.2000 tarihinde meydana gelen kazada ağır şekilde hasarlandığını, kazayla ilgili belgeler davalıya 04.10.2000 tarihinde gönderilmesi ve ekspertiz incelemesi yapılarak aracın rayiç değerinin 21.000.000.000.-TL olarak belirlenmesine rağmen davalının 29.03.2001 tarihli yazıyla belgelerin kendilerine ulaşmadığını belirterek yeni belgeler de istediğini, tazminatın müvekkiline ödenmesi için gönderdikleri 11.06.2003 tarihli yazıya verdikleri cevapta da alacağın zamanaşımına uğradığını belirttiklerini, müvekkilini oyalayan davalının zamanaşımı def'inin iyiniyetli olmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000.000.-TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 14.9.2004 tarihli ıslah dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak mahkemenin görev sınırı nedeniyle müddeabihi 5.500.000.000.-TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının eksik belgeleri 11.6.2003 tarihli yazı ekinde 23.06.2003 tarihinde zamanaşımı süresi dolduktan sonra müvekkili şirkete ibraz ettiğini savunarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, kasko sigorta sözleşmesinden doğan davaların TTK.nun 1268 inci maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin aynı yasanın 1292 ve 1299 uncu maddeleri ve poliçe genel şartlarının 10. maddesi gereği sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren 5 günlük ihbar süresinin son günü başlayacağı, somut olayda 07.05.2000 tarihinde başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra davanın 29.07.2004 tarihinde açıldığı, sigorta şirketinin zamanaşımı def'inde kötü niyetli sayılabilmesi için sigorta teminatını ödeyeceği konusunda sigortalısında olumlu bir kanı yarattıktan sonra oyalamayla zamanaşımı süresinin dolmasına neden olması gerektiği, oysa davalının ekspertiz incelemesinden sonra eksik belgelerin ibrazı halinde aracın rayiç değeri 21.000.000.000.-TL'nin ödeneceğini 29.03.2001 tarihli yazıyla davacıya bildirdiği halde davacının bu belgeleri ancak 11.06.2003 tarihli yazı ekinde davalıya gönderdiği, belgelerin 23.06.2003 tarihinde davalıya ulaştığı, davacının kendi kusuruyla belgeleri zamanaşımı süresinde davalıya ibraz etmediği, zamanaşımını kesen bir durumun da bulunmadığı gerekçesiyle TTK.nun 1268 inci maddesi uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı sigorta şirketinin 29.03.2001 tarihli yazıyla davacıdan kazayla ilgili gerekli ve kendisine ulaşmayan eksik belgeleri istemesinin ve bu belgelerin ibrazı halinde pert olan araç için 21.000.000.000.-TL ödeme yapılacağının açıkça belirtilmesi, davacı tarafın bu yazıyla istenen belgeleri davalıya aradan uzun süre geçtikten sonra 11.06.2003 tarihli yazı ekinde göndermesi nedeniyle oyalama iddiasının doğru olmadığı ve 29.03.2001 tarihi yazının belgelerin ibrazı şartına bağlanması nedeniyle BK.nun 135/2 nci maddesi gereğince borcun senetle ikrarı mahiyetinde olmadığı, dolayısıyla olaya 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.03.2006 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
BK.nun 135 inci maddesi "Müruru zaman kat'edilmiş olunca, kat'dan itibaren yeni bir müddet cereyan etmeğe başlar.
Borç bir senette ikrar edilmiş veya bir hükümle sabit olmuş ise yeni müddet daima on senedir." hükmünü haizdir.
Dava konusu olayda davacıya ait kasko sigortalı araç tek taraflı bir trafik kazası sonucu hasara uğramış ve şirket ortağı bulunan sürücüsü de bu kazada ölmüştür. Kazanın ihbarından sonra da 05.10.2000 tarihinde hurda belgesi ve mutabakatname davalı şirkete ibraz edilmiştir.
Davalı şirket ise TTK.nun 1268 nci maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 29.03.2001 tarihli yazısıyla yaptırılan ekspertiz çalışması sonucunda aracın pert-total olduğu, hurda belgesi çıkartılıp işlem yapılmasının uygun görüldüğü ve araç piyasa rayiç değeri olan (21.000.000.000) TL üzerinden ödeme yapılacağı bu nedenle talep edilen belgelerin ibrazı istenmiştir. Belge ekinde istenen belgeler ise hurda kayıt belgesi, tutanaklar, mutabakat ve ölüm tutanaklarıdır. Görüldüğü üzere söz konusu belgede (21.000.000.000) TL'nin ödeneceği açıkça belirtilmiştir. Bu beyan bir ikrardır. Bu ikrar senet mahiyetindeki yazılı bir belgeyle olduğundan yeni zamanaşımı süresi BK.nun 135/2 nci maddesi uyarınca 10 yıldır ve dava bu süre dolmadan açılmıştır. Öte yandan, davalı anılan belgeyle herhangi bir koşul ileri sürmeksizin ve yazıda belirtilen belgelerin incelenip kabulü halinde ödeme yapılacağı hususunda herhangi bir ibareye yer vermeksizin borcu ödeyeceğini beyan etmiş ve bu beyan ile de davacının süresinde dava açmasını önlemiştir. Bu ikrarından sonra davada zamanaşımı def'inde bulunması TMK.nun 2 nci maddesine de açıkça aykırıdır. Bu nedenlerle kararın bozulması gerektiği görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy