(2918 S. K. m. 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Serinhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.01.2003 tarih ve 2002/43-2003/04 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın, müvekkiline ait saha dolabına çarpması sonucu hasarlandığını iddia ederek, 1.403.824.925. TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İsviçre Sigorta A.Ş vekili sorumluluğu gerektiren, kaza tarihi kapsar poliçenin bulunmadığını, husumet düşmeyeceğini, olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, hasar tutarının fahiş olduğunu, KDV talep edilemeyeceğini, faiz isteminin yanlış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı bulundukları aracın davacıya ait saha dolabına zarar verdiği, davalı sigorta şirketine başvuru olmasına rağmen, 2918 Sayılı Yasa'ya uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.385.442.790 TL'nin davalı Hasan Tuş ve ibrazın Tuş açısından olay, diğer davalı bakımından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı sıfatıyla sorumlu bulundukları araç, ticari niteliği olmayan özel otomobildir. Öte yandan, işletenin tacir olduğu da iddia edilip ispatlanmış değildir. Bu durum karşısında, zarara neden olan aracın ticari araç olmadığı, davalı sigorta şirketinin tacir olmayan işletenin KTK.nun 85 nci maddesinde tarif edilen sorumluluğunu sigorta örtüsüne aldığı, uyuşmazlığın ticari nitelik taşımadığı dikkate alınarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde avans faizine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Ayrıca, davalı sigorta şirketinin maddi zararlardan dolayı sorumluluk limiti poliçede 1.200.000.000 TL olarak düzenlenmiş olmasına rağmen, anılan davalının bu miktarı aşacak şekilde tüm zarardan ve bunun sonucu olarak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 12 nci hükmüne aykırı şekilde vekalet ücreti ile diğer yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulması da yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, aşağıda yazılı bakiye 7.55 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy