(6762 S. K. m. 56, 57) (1086 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.12.2004 tarih ve 2004/685-2004/933 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan yetkili satıcılık sözleşmesinin müvekkilince tek taraflı feshine rağmen davalının, internet sitesinde halen, müvekkilinin yetkili satıcısıymış gibi kendisini tanıtmaya devam ettiğini, Sözleşmenin 9/6'ncı bendinde, fesih halinde davalı yetkili satıcının, müvekkilinin adına hareket edemeyeceği, tabela amblem, antetli basılı evrakları kullanamayacağı kararlaştırıldığı halde, buna uymadığını, ayrıca müvekkili kötülediğini, yüksek fiyat belirleyerek müvekkilinin itibarını zedelediğini ileri sürerek, davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, hükmün ilanını basılı evrakların toplatılmasını, internet sitesindeki logonun silinmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresinde yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, haksız eylemin gerçekleştiği yer ile davalı şirketin merkezinin İzmir olduğu, yetki sözleşmesi ile aksi bir yer kararlaştırılmış olsa da, yetkili mahkemelerin İzmir olduğu gerekçesiyle, yetkisizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yetkili satıcılık sözleşmesine aykırı olarak, davalının haksız rekabette bulunduğu iddiasına dayalı istemlere yöneliktir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle, yetki itirazı kabul edilmiştir. Oysa, sözleşmenin 11'inci maddesinde Balıkesir Mahkemeleri'nin yetkili olduğu kabul edilmiştir. Sözleşmede kararlaştırılan yetki şartı, HUMK'nda belirtilen genel yetki kurallarını ortadan kaldırmayıp, genel yetkili mahkemelerin yanında, aslında yetkili olmayan bir mahkemenin dahi taraflarca yetkili kılınmasıdır. Yetki şartının, sözleşmenin tarafı olan kişileri bağlayacağı da kuşkusuzdur.
Ayrıca, bir dava için birden fazla yetkili mahkeme var ise, davacı bu mahkemelerin birinde dava açmak hususunda bir seçim hakkına sahiptir. Davacı, bu mahkemelerin hiç birinde dava açmazsa, o zaman seçim hakkı davalıya geçer.
Dava konusu olayda, davacı yan, sözleşmeye dayanmak suretiyle, seçimlik hakkını doğru kullanmış olup, mahkemece, seçim hakkı kendisine geçmeyen davalı yanın yetki itirazının reddi ile esasa girilmesi, soncuna göre karar verilmesi gerekirken, aksine yazılı gerekçeler ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy