(2918 S. K. m. 111)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Uşak Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.11.2004 tarih ve 2004/390-2004/403 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Kayaoğlu Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.nin maliki diğer davalının sigortacısı olduğu araçta şoför olarak çalıştığını, aracın dava dışı sürücü Halil Kaya'nın yönetimindeyken meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, 10.000.000.000 TL. maddi, 20.000.000.000 TL. manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Kayaoğlu Deri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davacının 11.05.2001 tarihli sulh ve ibra senedi başlıklı belge ile davalı araç malikini maddi ve manevi tazminat yönünden ibra ettiği, hizmet akdinin varlığını kanıtlayamadığı, olay sırasında araç sürücüsünün dava dışı Halil Kaya, davacının ise yolcu olduğu kabul edilse bile ibra ve sulh senedinin varlığı karşısında maddi ve manevi tazminat talep hakkının bulunmadığı, davacının ibranameye ilişkin olarak müzayaka iddiasını kanıtlayamadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalılardan Kayaoğlu Deri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacı tarafından 11.05.2001 tarihli sulh ve ibra senedi ile müvekkili şirketin ibra edildiğini savunmuş, davacı vekili ise, ibranamenin KTK.nun 111 inci maddesi hükmünce geçerli olmadığını, zira ameliyat ettirme ve sigortalı yapma gibi vaatlerle boş olarak müvekkiline imzalatıldığını, ne maddi ne de manevi tazminatın ödenmediğini, kazadan hemen sonra müzayaka halinde imzalandığını ileri sürmüş, mahkemece, hiçbir meblağ içermeyen anılan sulh ve ibra senedi hükme dayanak yapılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.
Şu halde uyuşmazlığın çözümü öncelikle savunmada bahsedilen ibranın KTK.nun 111 inci maddesi uyarınca geçerli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ile mümkün olacaktır. Anılan düzenlemeye göre, bu Kanun'da öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa'nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, öncelikle davalı Kayaoğlu Deri San. Ltd. Şti. temsilcilerinden hükme dayanak yapılan ibranameden dolayı davacıya ne miktar ödeme yaptığının sorularak açıklığa kavuşturulması, davacının maddi tazminat isteminin bilirkişi marifetiyle hesap ettirilmesi, bu çerçevede 2918 sayılı KTK.nun 111 inci maddesi açısından ibranamenin düzenlenme tarihinde yeterli olup olmadığının ortaya konması, eğer hiç ödeme yapılmamış ise ibranamenin nazara alınamayacağının gözetilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy