(818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 18. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.10.2004 tarih ve 2003/899-2004/871 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.05.2006 gününde davacı avukatı Nedim Erbaşı ile davalı avukatı a) Davalılardan Hasan Kocaer ve Süleyman Kocaer avukatı Handan Can ile, b) Ray Sigorta avukatı Emre Demir gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davacıların murisi Önder Erbaşı'nın davalı Hasan'ın maliki, diğer davalı Süleyman'ın sürücüsü olduğu minibüs ile seyahat halinde iken meydana gelen trafik kazası sonucu vefat ettiğini, olayda davalıların kusurlu olduğunu, olay nedeniyle davacıların maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü ileri sürerek, maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Hasan ve Süleyman Kocaer vekili, olayda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Ray Sigorta A.Ş. vekili, maddi tazminat yönünden kusur oranına göre müvekkilinin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, her ne kadar mahkemece alınan 13.02.2004 günlü bilirkişi raporunda davalı sürücü %37,5 oranında kusurlu bulunmuş ise de, ceza dosyasında alınan iki ayrı bilirkişi raporunda davalı Süleyman Kocaer'in kusursuz, yolun bakım ve yapımından sorumlu kuruluşun 8/8 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, ceza dosyası kapsamındaki bilirkişi raporlarının olayın oluş şekli ile yasal düzenlemeye daha uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve olayın cereyan tarzına göre yeni deliller ortaya konulmadığına göre ceza mahkemesindeki beraat kararının hukuk hakimini de bağlayacak olmasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalılar Hasan ve Süleyman Kocaer'e verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.00.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy