(1163 S. K. m. 43, 44)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şebinkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.12.2004 tarih ve 2004/125 - 2004/108 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı kooperatife ait arsanın yönetim kurulunca ana sözleşmenin 65'inci maddesine aykırı olarak 3'üncü şahsa satıldığını, bu satışın 29.05.2004 tarihli genel kuruldaki çalışma raporunda gizlendiğini, yönetimin usulsüz işlemlerinin kooperatifi zarara soktuğunu, olağanüstü genel kurul toplantısına çağrı için yönetim kurulu ve bakanlığa yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, yönetim kurulu seçimi gündemi ile genel kurulun toplantıya çağrılması için müvekkillerine yetki verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ana sözleşmenin 27'nci maddesine göre davacıların önce yönetim kurulunu, sonuç alınamadığı takdirde denetçilere ve üst birlik ile bakanlığa başvurması gerektiği halde prosedür içindeki denetim kuruluna başvurmadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 44'üncü maddesine dayalı olarak azınlığa kooperatifi genel kurul toplantısına çağrı yetki verilmesi istemine ilişkindir.
Yasanın anılan maddesinde, azınlığın istemine rağmen yönetim kurulu kooperatifi genel kurul toplantısına çağırmadığı takdirde, istek sahiplerinin başvurusu üzerine ilgili bakanlık tarafından toplantıya çağrı yapılabileceği, bu yol ile de sonuç alınamadığı takdirde istek sahiplerinin mahkemeye başvurarak çağrı izni alabileceği belirtilmiştir.
Yasadaki bu düzenlemeye rağmen davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 27'nci maddesinde yönetim kurulu ve ilgili bakanlığa başvurma şartı yanında denetim kurulu ve üst birliğe başvuru yapılması öngörülmüş, mahkemece de ana sözleşmenin bu hükmü gereğince davacıların kooperatif denetim kuruluna başvuru yapmadan davanın açıldığı, prosedürün tamamlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kooperatifler Kanunu'nun 43'üncü maddesi azınlığın haklarını koruma ve kullanmalarına olanak veren bir düzenleme olup, yasada düzenlenen hususlardan daha ağır koşullar öngören ana sözleşme hükümleri yasaya aykırı olması nedeniyle uygulanamaz. Diğer bir deyiş ile de yasada olmayan bir kural ana sözleşmeye konularak ortakların olağanüstü çağrısına ilişkin koşullar ağırlaştırılamaz.
O halde davacıların yasanın aradığı 1/10 azınlık şartını taşıdıkları ve yönetim kurulu ile ilgili bakanlığa yaptıkları başvurularında sonuçsuz kaldığı anlaşılmakla davanın kabulü gerekirken reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy