(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.10.2004 tarih ve 2003/140-2004/583 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait maden ruhsatı hakkının 28.04.1998 tarihli sözleşmeyle davalı tarafa devredildiğini, demir cevherinin beher tonu için ocak başı brüt satış fiyatının %10'u tutarında rödovans ve KDV ödeyeceğini kabul ettiğini, ödeme günün sözleşmenin 5 inci maddesinde açıklandığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, davalının rödovans bedeli ve KDV ödemede temerrüde düştüğünü, Ekim 2001 tarihine kadar 615.000 ton demir cevheri üretip sattığını, ihtarnameye verdiği cevapta sözleşmeye göre ilk 500.000 ton cevher için rödovans ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığını, 23.420 ton için tahakkuk eden bedelin ise sözleşme sırasında verilen 650.000 USD avansa mahsup edileceğini açıkladığını, üretimin iddia edilen tonda olduğunu, 500.000 ton için ödeme yapılmayacağına dair sözleşmede hüküm bulunmadığını, bu düzenlemenin maden alanında ilk üretilecek cevheri ifade ettiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000.000.000 TL rödovans bedeli ve KDV alacağının tahsiline, hükümlerin ihlal edilmesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin feshine ve sözleşmeye konu maden sahasının müvekkiline aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 4 üncü maddesinde devir konusu saha içerisinde üretilecek demir cevherinin ilk 500.000 tonluk kısmı numune partisi olarak kabul edildiğinden bu miktar için davacıya rödovans bedeli ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığını, numunenin satılamayacağına engel bir durumun olmadığını, kaldı ki bu miktarın stok sahasında muhafazasının söz konusu olamayacağını, anılan miktar için rödovans ödenmeyeceği için tesis ve stok sahası için fazladan davacıya 1.000.000.00 USD ve KDV ödendiğini, yoksa tesis ve stok sahasının bu değerde olmadığını, 650.000 USD avans verildiğini, tahakkuk edecek ilk rödovansların mahsup edileceğinin belirlendiğini, dava açıldığı tarih itibariyle 659.013 ton üretim yapıldığını, davacının alacağının olmadığı aksine borcunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında maden sahasının işletilmesinin devrine ilişkin sözleşme bulunduğu, uyuşmazlığın 4 üncü maddenin yorumlanmasından kaynaklandığı, anılan bu madde de devir konusu saha içerisinde üretilecek demir cevherinin ilk 500.000 tonluk kısmının numune partisi olarak kabul edildiği, bu nedenle davacı şirkete rödovans bedeli ödenmeyeceğinin düzenlendiği, davacı şirketin profesyonelce maden işletmeciliği yapan tacir olduğu, hangi amaçla hareket ettiği belli değilse de anılan miktarın satılamayacağı, satılırsa rödovans alınacağı yönünde hüküm koydurmamasının yanılma kabul edilmeyeceği, satılmasına engel bir durumun olmadığı, dava tarihi itibariyle davacının muaccel bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy