(2918 S. K. m. 92) (818 S. K. m. 101) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları C.3- Sigorta Ettirenin Sigorta Süresi İçinde İhbar Yükümlülüğü ve Sonuçları)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.12.2004 tarih ve 2003/254-2004/447 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Şeker Sigorta A.Ş. ve S. A. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından taşıyıcı mali sorumluluk poliçesi uyarınca sigortalanan boya emtiasının 08.08.2002 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu zarar gördüğünü, davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı bulundukları aracın kazaya ve zarara sebebiyet verdiğini, sigortalıya hasar bedeli olarak 7.712.000.000 TL'nın ödenmek suretiyle müvekkili tarafından sigortalısının haklarına halef olunduğunu ileri sürerek, anılan miktarın davalılardan sigortalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davacı şirkete sigortalı emtianın uğradığı zarardan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 3/d ile KTK.nun 92/e maddeleri gereği zarara neden olduğu iddia edilen aracın trafik sigorta poliçesini düzenleyen müvekkili şirketin sorumlu bulunmadığını savunarak haklarındaki davanın husumet yokluğundan reddini istemiştir.
Davalı S. A. vekili, davaya konu kazaya karışan aracın kaza tarihinde müvekkili adına trafik sicilinde kayıtlı olduğunu ancak aynı aracın 17.02.2002 tarihinde karıştığı kaza sonucu düzenlenen ekspertiz raporuna göre aracın pert olduğunun belirlendiğini, sigorta şirketi olan Şeker Sigorta A.Ş. tarafından müvekkiline ödeme yapıldığını ve pert vaziyetteki aracın sigorta şirketi aracılığıyla üçüncü kişi C. E.'e haricen satılarak teslim edildiğini, daha sonra aracın anılan şahıs tarafından çalışır hale getirilerek trafiğe çıkarıldığını ve müvekkilinin hiç tanımadığı diğer davalı M. Ö.'in kullanımında iken davaya konu kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin bu nedenlerle işleten sıfatının bulunmadığını savunarak müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini istemiştir.
Davalı M. Ö., kazada kusuru bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı S. A.'ın aracın işleteni durumunda bulunduğu ve KTK.nun 3 üncü maddesinde belirtilen işleten olduğuna dair karinenin aksinin ispat edilemediği, davalı sürücünün kazada tam kusurlu bulunduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun trafik sigortası yönünden 2.000.000.000 TL ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası yönünden de 2.000.000.000 TL olmak üzere toplam 4.000.000.000 TL ile sınırlı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 4.000.000.000 TL ile sınırlı olmak üzere 7.712.000.000 TL'nın ödeme tarihi olan 25.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Şeker Sigorta A.Ş. ve S. A. vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafa ait aracın daha önce meydana gelen kaza sonucu pert olduğu kabul edilerek bu yönde işlem yapıldığı ancak aracın tamir edilerek tekrar trafiğe çıkarıldığı ve aracın trafik kaydından terkin de edilmediği anlaşılmakla, pert sayılması sonucu verilen kasko sigorta teminatının sona ermesi hukuken ve fiilen var olan araca verilen zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluklarının sona ermesi sonucunu doğurmadığından davalı S. A. vekilinin tüm, davalı sigorta şirketi vekilinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuan tazmini istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan davalı tarafa ait aracın kaza tarihi itibariyle hem zorunlu hem de ihtiyari mali sorumluluk sigortacısıdır. Kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin zararı giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 inci maddesinde, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde sigorta limiti kapsamındaki miktarların ödenmesi gerektiği düzenlenmiş olup, aynı hükme Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 12 nci maddesinde de yer verilmiştir. Buna göre, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce davacı tarafından usulüne uygun şekilde bir bildirimde bulunulduğunun belgelenmesi halinde temerrüt tarihinin anılan maddelerde yazılı esaslar doğrultusunda hesaplanması gerekmektedir. Davalının ihtiyari mali sorumluluk poliçesinden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmede temerrüdü konusunda ise Yasa ve Genel Şartlar'da bir düzenleme bulunmadığından bu hususun genel hükümler dairesinde BK.nun 101/1 inci maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı sigorta şirketinin diğer davalılarla birlikte ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizle sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, hüküm altına alınan miktarın davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulduğu teminat miktarını geçmesi nedeniyle yapılan yargılama giderleri ve hükmedilen vekalet ücretinden mümeyyiz davalı şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 12 nci maddesi uyarınca sigorta limitinin tazminata olan oranı dahilinde sorumlu olması gerekmektedir. Mahkemece hüküm altına alınan harç ve vekalet ücreti yönünden anılan hükme uygun olarak karar verilmişse de, diğer yargılama giderleri yönünden bu husus dikkate alınmadan mümeyyiz davalı sigorta şirketinin hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde geçen yargılama giderlerinin tamamından diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulması doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle de davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı S. A. vekilinin tüm, davalı sigorta şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın temyiz eden davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 312.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalı S. A.'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Sigorta'ya iadesine, 23.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy