(4077 S. K. m. 1, 2, 3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 11. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.09.2004 tarih ve 2004/44-2004/6 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin işyerinden Kadir Görkem isimli müşteriye yapılan satış bedellerinin davalıya ait kredi kartlarıyla yapıldığını, kartların pos cihazından geçirildiği, bankanın yapılan işlemlere onay verdiğini, tüm bunlara rağmen davalının kredi kartının sahte olduğundan bahisle, parayı bloke ettiğini bildirdiğini, davalının tutumunun haksız olduğunu belirterek toplam (21.816.000.000) TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tensiple ihtilafın 4077 sayılı Yasa kapsamında bulunduğundan bahisle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kredi kartı üye işyeri sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/e maddesinde tüketicinin Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi, 8 (h) bendinde ise tüketici işleminin Mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi ifade edeceği, aynı Yasa'nın 2 nci maddesinde ise bu Kanunun, 1 inci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiş olup, somut olayda 4077 sayılı Yasa kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkanı bulunmamakla, mahkemece, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 07.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy