(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.02.2004 tarih ve 2003/1402-2004/486 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Bilge Alyanak vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin 28.02.1999 tarihli genel kurulunda, aidat hakkında alınan kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, bu genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın şartlara uygun açılmadığını ve muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davanın bir aylık süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, bu kararın temyizi üzerine Dairemiz'ce bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının aidat ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi hükmü uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olması durumunda, toplantıda bulunan ortaklar, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için dava açabilir. Ancak, emredici kurallara aykırılık halinde genel kurul kararları mutlak butlanla batıl olacağından bu halde iptalleri için açılacak davalarda muhalefet şerhi aranmaz.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının iptalini istediği kararın alındığı genel kurula vekaleten katılmış olmasına rağmen, yapılan oylamada red oyu kullanıp kullanmadığı belirlenemediği gibi, genel kurul tutanağının sonunda, genel kurul kararlarına anılan yasanın 53. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak muhalefet şerhini genel kurul tutanağına yazdırmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, batıllık iddiasında bulunmadığı gözetilerek iptal davası açma hakkı olmayan davacının açtığı davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle esasa girilerek red kararı verilmesi doğru görülmemiş ise de sonucu itibarıyla doğru olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan değişik gerekçeyle, ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy