(6762 S. K. m. 1301) (Varşova Konvansiyonu m. 18, 22)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.07.2004 tarih ve 2002/1533-2004/746 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan L. Cargo AG vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın davalılar tarafından taşınması sırasında zayi olduğunu sigorta tazminatının ödendiğini rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek. 10.000.000.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Lufthansa Cargo AG vekili, emtianın müvekkili tarafından alıcısına sağlam ve tam teslim edildiğini, kaldı ki sorumluluk ispat edilse dahi bunun sınırlı olduğunu savunmuştur.
Ü. Parcel Service izafeten Ü. Paket Servis ve Tic. A.Ş. vekili yabancı firmaya dava açılamayacağını, müvekkiline husumet yönetilmesi gerektiğini iddia edilen şekilde bir taşımanın gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre taşımaya Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği anılan Konvansiyonunun 18'inci maddesi uyarınca davalı L.'nın emtiayı alıcısına tam ve sağlam teslim etmek zorunluluğunun bulunduğu bu hususu kanıtlayamadığı dosyaya sunulan ve gönderenin faksından çıktığı ileri sürülen yazının davacı veya alıcıya ait bulunmadığı hiçbir hukuki değerinin olmadığı kıymet beyan edilmediği 22'nci madde hükmü gereği sorumluluğun tayin edildiği diğer davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle UPS hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 2.950.681.500.TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı Lutfansa Cargo AG vekili temyiz etmiştir.
1- Dava taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı 101 adet el yapımı halı ve kilimin 020-76816191 numaralı hava konişmentosuyla davalı L. firması tarafından New York-JFK hava alanına taşındığı emtiaların buraya ulaştırıldığı, anılan hava alanından da California'daki alıcına teslim edilmek üzere diğer davalı UPS firması tarafından taşındığı hususları dosya kapsamıyla sabittir. Davalı L. vekili taşımanın iki aşamalı olduğunu, müvekkilinin hava konişmentosu uyarınca sigortalı emtiayı tam ve noksansız teslim ettiğini savunmuş buna dair 14.09.2001 tarihli belge ile sigorta ettiren firma tarafından gönderinin alıcı tarafından tam olarak teslim alındığının teyit edildiğini içerir faks yazısı ibraz etmiştir. 17.04.2003 tarihli faks yazısında sigorta ettiren S. firması, gönderinin alıcı tarafından tam olarak teslim alındığının teyit edildiğini, söz konusu zayiatın ABD'de alıcı adına UPS firması tarafından yapılan taşıma sırasında meydana geldiğini bildirmiştir. Ancak davalı L. vekili tarafından itiraza uğrayan ve karara esas alınan bilirkişi raporunda bu kanıtlar incelenmemiştir. Mahkemece de sağlam teslime ilişkin olduğu ileri sürülen belge hiç değerlendirilmemiş, faks yazısının davacı veya alıcı imzalı olmaması nedeniyle hiçbir hukuki değerinin bulunmadığı kabul edilmiştir. TTK'nın 1301'inci maddesi uyarınca sigortalısına ödemede bulunan sigortacı, sigorta ettirenin kendisine zarar verene karşı sahip olduğu tazminat isteme ve dolayısıyla dava hakkına sahip olur. Somut olayda dava halefiyet hakkına dayanılarak açılmıştır. O halde sigorta ettiren tarafından düzenlenen bir belge sigortacı tarafından düzenlenmiş gibi hüküm ve sonuç doğuracaktır. Bu durum karşısında, bilirkişi kurulundan ek rapor alınması ve yukarıdaki açıklamalar da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, hava konişmentosunda NVD (Non Value Declareted) kaydı mevcut olup taşınan emtianın kıymeti belirtilmemiştir. Mahkemece tazminat olarak zayi olan emtianın ağırlığı dikkate alınarak rapor tarihindeki SDR karşılığı hüküm altına alınmıştır. Oysa, Varşova Konvansiyonunun La Haye ve 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22'nci maddesindeki düzenleme taşıyıcının sorumlu olacağı üst sınırı belirlemektedir. Bu nedenle, öncelikle davacının gerçek zararının belirlenmesi bu zararın Konvansiyonun 22'nci maddesine göre tespit edilen zarar miktarının altında kalmakta ise gerçek zarar miktarının aksi halde sınırlı olan bu miktarın hüküm altına alınması gerekmektedir. O halde gerçek zarar araştırması yapılmadan yazılı şekilde doğrudan doğruya sorumlu olunan üst sınırın karar altına alınması da kabul şekli bakımından yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Lutfansa Cargo AG vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy