(818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.07.2004 tarih ve 2000/136 - 2004/288 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, davalı kooperatifin yönetim kurulunun müvekkili hakkında verdiği ihraç kararının mahkemece iptal edilerek kesinleştiğini, ihraç kararından önce çekilen kur'a da adlarına isabet eden konut tapularının ortaklar adına oluşturulduğunu ve fiilen ortaklar tarafından kullanıldığını, davacıya ise konutun teslim edilmediği gibi tapuda da devir yapılmadığını ileri sürerek, kur'ada müvekkili adına isabet eden konutun, davalı kooperatif adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının normal ödeme yapan ortaklardan az ödeme yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairemizce, "davacının davalı kooperatife borcu olup olmadığı konusunda" araştırma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece, bozma kararına uyularak, davacının davalı kooperatife 19.371.500.-TL borcunun tespit edildiği, davacının yargılama sırasında anılan borcu ödediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif adına tapuya tescil edilen konutun tapusunun iptali ile tescil istemine ilişkindir.
Kooperatif üyeliğinden ihraç edilen, daha sonra mahkeme kararı ile üyeliğe dönen davacının toplam borcunun hesap edilebilmesi için, davalı kooperatifin genel kurul tutanakları getirtilerek aidat miktarlarının belirlenmesi, genel kurulda kararlaştırılan faize göre aidat miktarına faiz uygulanması sonucunda davacının gerçek borcunun bulunarak depo ettirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacının kooperatife olan borcuna ilişkin olarak, taraf vekillerinin faize ilişkin beyanları doğrultusunda, toplam süre dikkate alınarak faiz hesaplaması yapılmıştır. Aidat hesabı ise iki üyenin yaptığı aidat ödemelerinin karşılaştırılması suretiyle yapılmıştır.
Mahkemece, kooperatif genel kurul tutanakları getirtilerek, belirlenecek yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan, genel kurulca kararlaştırılan aidat bedeli ve faiz oranı üzerinden, davacının toplam borcunun hesaplanması, her aidata ilişkin olarak ayrı faiz hesabı yapılması, davacının yaptığı ödemenin de BK.nun 84 üncü maddesi uyarınca mahsubunun yapılarak sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy