(6762 S. K. m. 56, 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.12.2004 tarih ve 2004/357-2004/374 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin yirmi yıllık geçmişleri boyunca Altınkaynak unvanını aralıksız olarak birkaç alanda birden kullandıklarını, ticari hayatta bu unvanla tanınarak aranılan ve güvenilen saygın birer şirket haline geldiklerini, davalı şirketin 1996 yılında Altınkaynak unvanını aldığını ve tek firma olduğu halde sanki birkaç şirketi varmış gibi Altınkaynak Kardeşler Şirketler Grubu sloganını kullanmaya başladığını, zamanla Kardeşler ibaresini de unvandan çıkararak doğrudan Altınkaynak Şirketler Grubu unvanını kullanmaya başladığını, müvekkili şirketlerin piyasadaki itibarından yararlanmak için haksız rekabete konu birçok davranış içine girdiğini ileri sürerek davalının müvekkili şirketlerin unvanına tecavüz ve iltibasta bulunmak suretiyle haksız rekabetinin tespiti ve önlenmesine, Altınkaynak Şirketler Grubu ve Altınkaynak ibarelerini kullanmaktan men'ine, davalının ticaret unvanındaki Altınkaynak ibaresinin silinmesine, davalının bu ibareleri kullandığı her türlü emtia ve tanıtım vasıtalarının toplatılarak imhasına, maddi tazminata yönelik hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000.000.000.TL manevi tazminatın faiziyle davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin 14.12.2001 tarihinde kurulduğunu, Altınkaynak unvanını tekstil sektöründe 35 yıldır faaliyet gösteren Altınkaynak Kardeşler Tekstil Ürünleri ve Giyim San. Tic. A.Ş.den 21.12.2001 tarihinde noterden yapılan marka devri sözleşmesi ile iktisap ettiğini, anılan unvanın davacı tarafça tekstil sektöründe hiçbir zaman kullanılmadığını, müvekkili şirketin haksız rekabet teşkil eden hiçbir fiilinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın marka ihlali yönünde açtıkları bir dava bulunmadığına ilişkin beyanları uyarınca bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacının haksız rekabet isteminin kabulü ile, davalı şirketin davacı şirketlerin ticaret unvanlarına tecavüz ve iltibasta bulunmak suretiyle haksız rekabete neden olduğunun tespitine ve haksız rekabetinin men'ine, davalının Altınkaynak Şirketler Grubu ve Altınkaynak ibarelerini kullanmaktan men'ine, davalının ticaret unvanındaki Altınkaynak ibaresinin silinmesine, Altınkaynak Şirketler Grubu ve Altınkaynak ibarelerini taşıyan emtialarının ve tanıtım vasıtalarının toplatılmasına, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile takdiren 7.500.000.000.TL. nın davalıdan faiziyle tahsiline, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile dava dilekçesinde ileri sürülen iddialara ve ileri sürülüş biçimine göre de davaya bakmanın ve delilleri değerlendirmenin ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne ait bulunduğunun anlaşılması karşısında davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, ticaret unvanına tecavüz ve iltibasta bulunmak suretiyle oluşan haksız rekabetin tespiti ve men'i ile davalının ticaret unvanındaki Altınkaynak ibaresinin silinmesi ve manevi tazminata hükmedilmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davalının eylemlerinin davacılar açısından haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki belirleme doğru ise de bu durum, davalı şirketin ticaret unvanında bulunan Altınkaynak ibaresinin silinmesine karar verilmesi için tek başına yeterli değildir. Sonraki tarihli tescile dayalı ticaret unvanında geçen ortak ibarelerin çıkarılması ortak faaliyet alanlarının varlığını gerektirmektedir. Bu itibarla somut olayda, davalının sonraki tarihte tescil edilen ticaret unvanında geçen Altınkaynak ibaresinin unvanından çıkarılması için davacı taraflar ile davalının ana sözleşmelerinin getirtilerek, ana sözleşmelerinde yazılı faaliyet alanlarının karşılaştırılması ve ortak faaliyet alanları bulunduğunun tespiti halinde davalının ticari unvanında geçen bu ibarenin unvandan çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy