(CMR m. 17) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.12.2003 tarih ve 2002/1223 - 2003/1669 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın taşıma sırasında hasara uğradığını ileri sürerek sigortalıya ödenen 7.091.158.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kusurun tamamen yükleme ve istif hatasından kaynaklandığını, müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, hasarın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre Ankara'da Kazakistan'a taşınan sigortalı emtianın taşıma sırasında uğradığı hasardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.091.158.000 TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat poliçe sigortasından kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya sigortalı emtianın uluslararası kara taşıması sırasında hasara uğraması nedeniyle rücuan tazminat istenmiş olup, davalı, hasarın yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığını savunmuş, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlığın Uluslar arası karayolu ile taşımadan kaynaklandığı ve uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. Anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması halinde meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı öngörülmüştür. İlke olarak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip bu nedenle meydana gelecek hasarlarda müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Somut olayda, hasarın taşıma ya da yanlış yükleme ve istiflemeden mi kaynaklandığı ve yükleme ve istiflemenin kime ait olduğuna dair herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Ekspertiz raporunda nakliyat sırasındaki sarsıntı nedeniyle emtianın kamyon kasasına çarpması sonucu hasarın meydana geldiği belirtilmiştir.
O halde mahkemece, davaya konu taşımada fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı araştırılarak, gönderen tarafından yapılmış ise, davalı taşıyıcının yükün güvenli taşınabilmesi için nezaret yükümlülüğünün bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunacağı, istifin davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm kusurun taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip, buna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy