(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.12.2004 tarih ve 2003/727-2004/816 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kooperatiften ihraç edilmesine rağmen ödediği aidatların iade edilmediğini, yerine başka bir üye alındığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının takipten önce kooperatife başvurmaması nedeniyle bütçeye konulmayan, faiz ve masraflar içeren bir ödemenin yapılamayacağını, 2004 yılında yapılacak 2003 yılı genel kurulunda bu konuda karar alındıktan 1 ay sonra ödeme yapılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen ek rapora göre, davacının 13.9.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiği, ihraç kararının davacıya tebliğ edilemediği, 15.11.2001 tarihli yönetim kurulu kararıyla davacıya isabet eden dairenin başkasına tahsis edilerek yerine yeni bir üye alındığı, davacı bu tahsis işlemine karşı sessiz kalarak ödediği aidatların iadesini istediğine göre ihraç kararını benimsediği, dolayısıyla 15.11.2001 tarihinde ihraç kararının kesinleştiği, ana sözleşmenin 15/2. maddesinde ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması halinde eski ortağın ödediği aidatların derhal geri verileceğinin hükme bağlandığı, 1163 sayılı yasanın 17. maddesi gereğince ihraç işlemi 2001 yılı içinde kesinleştiğinden bu yılın bilançosunun onaylanmasından 1 ay sonra 30.7.2002 tarihinde alacağın muaccel hale geldiği, davacının kooperatife toplam 1.885.680.000 TL aidat ödeme yaptığı, davacı yerine yeni ortak alındığından bu miktardan davacı payına düşen genel yönetim giderinin düşülmesine gerek olmadığı, kooperatifin takipten önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.855.680.000 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili için takibin devamına, kabul edilen miktarın %40 oranında 742.272.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava kısmen kabul edilmişse de davacı alacaklının takibe geçmekte ve itirazın iptali davası açmakta kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından şartları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddinde isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen davalı kooperatif vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, ihraç edilen davacı tarafından kooperatife ödenen aidatların istirdadına ilişkin yapılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibarettir. Davalı kooperatif yönetim kurulunun 13.9.2000 günlü toplantısında davacının ihracına karar verilmiş, ancak ihraç kararı davacıya tebliğ edilememiştir. 15.11.2001 tarihli yönetim kurulu kararı ile de, davacı yerine yeni ortak alındığı taraflar arasında tartışmasızdır.
Davalı kooperatif ana sözleşmesinin 15/1 inci maddesinde devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. hükmü bulunmaktadır. Aynı maddenin 2 nci fıkrasında ise ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması halinde, eski ortağın 21 inci madde uyarınca ödediği gider taksitleri derhal geri verilir. hükmü yer almaktadır. Mahkemece, ana sözleşmenin 15/2. maddesi hükmü uyarınca davacı alacağının muacceliyet tarihi belirlenerek davacıya ödenecek temerrüt faizinin bu tarihten itibaren hesaplanması gerekirken, bu hüküm nedeniyle artık ana sözleşmenin 15/1. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 39.98 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy