(6762 S. K. m. 4)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.11.2004 tarih ve 2004/470-2004/621 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının acenteliğini ifa ettiği A. isimli geminin Ukrayna'dan getirdiği dökme buğdayın manifestosunda gösterilen miktardan 63.087 kg noksan çıkması sonucu müvekkilinin 4.284.000.000.TL gümrük cezası ödediğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin A. isimli geminin acentesi olup, adı geçen geminin malik veya donatanı olmadığını, müvekkili aleyhine dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece verilen yetkisizlik kararı Dairemizin 19.02.2002 günlü kararı ile davacı yararına bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının iş sahibi gibi hareket ettiği ve davacının ödediği cezayı davacıya ödemesi gerektiği sonucuna varılarak, 4.284.000.000.TL. nın 22.03.2001 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu kararın da davalı vekilince temyizi üzerine, karar, davanın O. Denizcilik ve Tic. Ltd. Şti. aleyhinde asaleten mi yoksa, taşıyana izafeten mi açıldığı ve taşıyanın kim olduğunun açıklanmadığı gerekçesiyle, davalı yararına bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyulmuş ve ancak bu kez işin doğrudan doğruya davalı adına yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, deniz taşıma sözleşmesine dayalı olarak, ödenen gümrük cezanın rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Dava sırasında, hükümden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesine İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, hükümden sonra, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile sadece İstanbul'da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçirilmiş ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş olup, aynı Kurul'un 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile de Denizcilik İhtisas ve ticaret mahkemesi kurulmayan yerlerde, birden fazla asliye hukuk mahkemesi varsa 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin görevlendirilmiş olması nedeniyle, davaya konu uyuşmazlığa bakmaya Tekirdağ 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi görevli bulunmaktadır.
Somut olayda, uyuşmazlık, 6762 sayılı TTK. nun Deniz Ticareti başlıklı 4 üncü kitabında düzenlenen deniz yolu ile taşıma sözleşmesi ile ilişkili olduğundan, davanın görülüp sonuçlandırılmasının Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir. Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekeceğinden, mahkemece görevsizlik kararı verilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy