(1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.10.2004 tarih ve 2002/861 - 2004/642 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı M. Hakan Yıldız vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.03.2006 gününde davacı avukatı Müberra Borlu ile davalılardan M. Hakan Yıldız avukatı Müslüm Erçetin gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili Emrah İpek'in 1981 yılından beri önceleri Küçük Emrah, sonra ise Emrah adıyla sesi, müziği, besteleri ve filmleri ile 20 yıldır tanınmış bir sanatçı olduğunu, davalılardan Emral takma adlı Hakan'ın Emral 2000, Sevdik İşte adıyla taklit, kopya bir kaset ve CD çıkarttığını, diğer davalının ise bu kaseti ve CD'yi yapan, ticari olarak piyasaya süren, dağıtımını yapan firma olduğunu, davalının piyasaya sürdüğü kaset ve yaptıkları klipin müvekkili Emrah İpek'in resim, isim, kasette kullanılan renkler, kasette yer alan eserler ve genel imaj bakımından tıpkısının aynısı deyimi ile ifade edilebilecek derecede ayniyet taşıdığı, bu sebeple müzik dinleyicisi ve seyircisinin müvekkilinin kaset ve CD'si düşüncesi ile Emral 2000 adlı kaset ve CD'yi satın aldıklarını, davalının müvekkillinin isminden yararlanmak amacıyla Emrah takma ismini kullandığını, müvekkili fiziki özelliklerine aynen benzemeye çalıştığı, giysilerinin dahi taklit edildiğini, müvekkilinin Dura Dura- Emrah isimli kaset ve CD'sinin kartonetinde ve kapağında kullandığı fotoğrafların tıpkısına yakın benzerini davalının kasetinin kartonetinde kullandığı, yine davalı kasetinin adında yer alan Emral 2000 ibaresindeki L harfinin H harfine benzetildiğini, müvekkilinin Dura Dura isimli albümünde kullandığı Eyvallah isimli şarkıyı davalıların Emral 2000 adlı kasette kullandıkları, müvekkilinin isim ve şahsiyet hakkının ihlal edildiğini, ses müzik, fotoğraf ve imajının saldırıya uğradığını, ayrıca, Emrah isim ve ibaresinin müvekkillerince tescil edilmiş bir marka olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin ismine, resmine ve imajına yönelik haksız saldırının önlenmesine, müvekkilinin ticari itibarına, tescilli markasına vaki haksız saldırı ve haksız rekabetin önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların elde ettikleri haksız reklam, tanıtım ve gelir sebebiyle şimdilik (100.000.000.000) TL maddi ve (50.000.000.000) TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kararın gazete ve televizyonda yayınlanmasına, davalıların piyasada bulunan kaset, CD ve fotoğraflarının toplatılarak imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili sanatçı Emral'ın hiç kimseyi taklit etmek şartıyla hareket etmeyip, kendi sanatını icra ettiği, Emralın sanatçı müvekkilinin müstear adı olduğunu, insanların birbirine benzeyebileceğini, talep edilen tazminatın miktarlarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve asıl ve ek bilirkişi raporlarına nazaran, davalı Emral olarak bilinen sanatçının kendisini davacı Emrahın oluşturduğu müşteri çevresi ve edindiği halk nazarındaki olumlu intibadan yararlanmak için onunla iltibas yaratacak şekilde kaset çıkardığı fiziki görüntüsünü ona benzetmeye çalıştığı, bu nedenle müstear ismini dahi Emrah'ın ismi ile karışıklık yaratacak şekilde seçtiği ve Emral 2000 isimli kasetindeki L harfinin dahi H harfine benzetilmeye çalışıldığı, bu durumunun davalıların davacılara karşı marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların eyleminin davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalı yanın davacı markası ve fiziki görüntüsü ile iltibas oluşturacak şekilde CD ve kaset çıkartmasının ve yayınlamasının önlenmesine, (64.495.961.826) TL maddi ve takdiren (20.000.000.000) TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişen oranlardaki reeskont faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin tazminat istekleriyle, toplatma isteminin reddine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karar, davalılardan Mustafa Hakan Yıldız vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalılar arasındaki sözleşme hükümlerinin 3. şahıs konumundaki davacıyı ilgilendirmemesine ve yapılan tazminat hesabında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılardan M. Hakan Yıldız vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, davalı yanın davacının markası ve fiziki görüntüsü ile iltibas oluşturacak şekilde kaset ve CD çıkartmasının ve yayınlanmasının önlenmesine karar verilmiştir. HUMK. nun 388/son ve 389. maddeleri uyarınca hüküm fıkrasında verilen karar ile taraflara yüklenen ve bahşedilen vazife ve hakların, hiçbir şüphe ve tereddütü gerektirmeyecek biçimde çok açık olarak yazılması gerekir, ancak bu sayede bir ilamın tereddüte yol açmaksızın infazı mümkün olur. Oysa, mahkemece oluşturulan hüküm fıkrasında müphem bir şekilde davalının davacının markası ve fiziki görüntüsü ile iltibas oluşturacak şekilde kaset ve CD çıkartmasının önlenmesine karar verilmekle, davalının muhtemel farklı eylemlerinin dahi şimdiden önlenmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulmuştur. Davalıların davacının markasına ve fiziki görüntüsüne tecavüzleri davaya konu Emral 2000 isimli kasette somutlaştığına göre, salt anılan kasetle sınırlı olarak hüküm oluşturulması gerekirken, yazılı şekilde ve infazı dahi mümkün olmayacak biçimde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalılardan Mustafa Hakan Yıldız yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan Mustafa Hakan Yıldız vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılardan Mustafa Hakan Yıldız yararına BOZULMASINA, 450.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılardan Mustafa Hakan Yıldız'a verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.422.09 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy