(6762 S. K. m. 41, 54)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.12.2004 tarih ve 2003/539 - 2004/756 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili üniversitenin Atılım Vakfı tarafından 4281 sayılı Yasa ile 1997 yılında kurulduğunu, müvekkilinin Atılım ibaresi için 25.05.2001 tarihinden itibaren eğitim ve öğretim hizmetlerini de kapsayacak şekilde adına marka tescil belgesi aldığını, davalı şirketin Atılım veya Atılım Dershanesi adı altında eğitim alanında faaliyette bulunduğunu ve müvekkilinin adına tescilli olan Atılım markasını ilan panolarında, dershanelerde, tanıtıcı reklamlarda, yazışma evrakında ve ticaret unvanında kullandığını, ayrıca davalı tarafından hazırlanan bir sınav dergisinin yurt çapında neşredilen bir gazetenin ekinde Vatan Atılım ismi altında piyasaya sunulduğunu ve dergide Atılım ibaresinin kullanıldığı özendirici sloganların yer aldığını, davalının söz konusu eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasına tecavüz oluşturduğunu ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek davalının eyleminin markaya ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tescilli markaya vaki tecavüzün önlenmesi ve haksız rekabetin men'i ile Atılım ibaresinin her türlü kullanımına son verilmesine, davalının eylemleri sonucu ortaya çıkan zararlarına karşılık şimdilik 5.000.000.000.-TL maddi ve 5.000.000.000.-TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve Atılım ibaresinin kötü niyetli davalının ticaret unvanından terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin 14.12.1998 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde tescilinin ilan olunduğunu, davacının ise Atılım ismini 25.05.2001 tarihinde tescil ettirdiğini, bu nedenle müvekkilinin Atılım ibaresini kullanma hakkının bulunduğunu, müvekkilinin kendi unvanını kullanması nedeniyle kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, davacının tescilinin sadece Üniversiteye münhasır olup, ticari marka niteliğinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticaret sicili kayıtlarının davacının üniversite adının kabulüne ve kurulmasına ilişkin yasal düzenlemeden sonraki bir tarih olan 08.12.1998 tarihini ihtiva ettiği, davalının ticari unvanında Atılım sözcüğünü kullanmasının davacının tescilli markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı eyleminin davacı markasına ve unvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının ticari unvanından Atılım sözcüğünün terkinine, bu sözcüğün ticaret unvanında kullanılmasının önlenmesine, 5.000.000.000.-TL maddi ve 3.000.000.000.-TL manevi tazminatın faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK.nun 41/1 inci maddesi uyarınca ticaret unvanının, tacirin ticari işletmesi ile ilgili işlemleri yaparken ve işletmesiyle ilgili her türlü senetleri imza ederken kullandığı ad olarak tanımlanmış olmasına göre, ticaret unvanının yasal amacına uygun olarak kullanılması gerekirken somut olayda, davalı tarafça ticaret unvanının tescil ettirildiği gibi ve yasal amacı doğrultusunda değil, sadece Atılım ibaresini alıp, bu ibareyi hizmet marka sı olarak kullanmasının davacı adına tescilli aynı ibareli markaya tecavüz oluşturduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında Kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, tescilli markaya vaki tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemleri ile Atılım ibaresinin davalının ticaret unvanından terkini istemlerine ilişkindir. TTK.nun 54 üncü maddesinde ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından kullanılan kimsenin bunun men'ini, haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun şekilde değiştirilmesini veya silinmesini ve zarar görmüş ise kusur halinde bunun tazminini isteyebileceği düzenlenmiştir. Anılan maddede, ticaret unvanına tecavüz edilen kimsenin hakları düzenlenmiş bulunmasına göre bu maddede yazılı hakların ancak gerçek veya tüzel kişi tacirler tarafından kullanılabileceği anlaşılmaktadır. Somut olayda ise davacı üniversite tacir olmadığından TTK.nun 41 inci maddesi uyarınca üniversite adının ticaret unvanı olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda, davacının sahip olduğu ve yasal koruma altında bulunan bir ticaret unvanı olmadığından davalının ticaret unvanında bulunan Atılım ibaresinin unvanından çıkarılmasına karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy