(5846 S. K. m. 21, 68, 70)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.12.2004 tarih ve 2004/111-2004/338 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.10.2005 gününde davacı avukatı Ünsal Piroğlu ile davalı avukatı Ergül Fırat gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin uluslararası düzeyde tanınan dünya mimarlık sanatına önemli katkılar sunmuş ve bu sanatı etkilemiş çok önemli mimar olduğunu, 1964 yılında dava konusu Ankara Stad Oteli için açılan proje yarışmasına müvekkilinin Site Kollektif Şirketi mimarı olarak dava dışı Doğan Tekeli ve Samuel Sisa ile birlikte katıldıklarını ve yaptıkları projenin birinci olduğunu, daha sonra otel yapımı aşamasında şirketin tasfiyesi ve devirler ile Stad Oteli projesine ait hakların müvekkiline bırakıldığını, projenin ikmal ve inşaatının mesleki kontrollüğü ve iç mimari/dekorasyon projeleri tanzim ve kontrolünün de davacının yapım ve uhdesine verilmesi sonucunda otelin tamamlanarak 1970 yılında hizmete girdiğini, önceki yıllarda müvekkilinin izni olmadan otelde değişiklik yapıldığının öğrenildiğini, gazetelerde Radisson Sas firmasına işletmeye verilen otelde değişiklik yapılıp tamamen yenileneceği haberlerinin yer aldığını, yapılan bu değişikliklerin tüm eseri etkileyip mimari yapıdaki bütünlük ve orijinal karakteri bozacak olup, eser sahibinin sanatsal hususiyetinin kaybolacağını, mimari bir eserin güzel sanat eseri olması nedeniyle yapılacak değişiklik ve eklemeler için eser müellifinden izin alınması gerektiğini, FSEK.'nun 21. maddesi anlamında münhasıran eser sahibi davacıya ait olan işleme hakkının izinsiz kullanılması nedeniyle davacının mali ve manevi haklarının zarar gördüğünü ileri sürerek, şimdilik FSEK.'nun 68, 70/3. maddesi gereğince 300 milyar lira, mali haklar tazminatının, FSEK.'nun 70/1.maddesi gereğince 100 milyar lira manevi haklar tazminatının faiziyle birlikte tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bina malikinin kullanma ihtiyacı ile mimari telif hakkının çatışması durumunda telif hakkının esasen ileri sürülemeyeceğini, bu durumda işleme hakkından söz etmeye de olanak bulunmadığı, otelde tadilat yapılmasının söz konusu olmadığını, cephesinin şekli ve oda pencerelerinin doğramaları dahil aynen muhafaza edileceğini, sadece tamir ve boya işleri yapılacağını, Yangın Yönetmeliği gereği kapıların değiştirilmesi gerektiğini, eskiyen ve değişmesi zorunlu olan sabit ve hareketli dekorasyonun yenilenmesinin tamirat kapsamında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu projenin 1964 yılında yapılan bir yarışmada birincilik ödülü aldığı ve bu projeye uygun inşaatın 1970 yılında tamamlandığı, Ulus meydanı- İstasyon ve Çankaya arasında karakteristik bir ortak noktaya inşa edilecek olan yapı için açılan yarışmayı kazanacak olan projenin, her bakımdan binanın yapılacağı Ulus semtinin tarihi ve kültürel dokusuna uygun, aynı zamanda da modern bir başkenti simgeleyen mesajlar içeren farklı ve özgün bir çalışma olması gerekeceğinin tartışılmaz olduğu, dava konusu binanın güzel sanat eseri niteliğinde olduğu, ancak, dava konusu yapının otel olması nedeniyle, binanın sağlamlığı, emniyetinin sağlanması yanında binanın kullanım alanını büyütmek ve genişletmek için de zorunlu tadilat ve değişiklikleri yapabileceği, aksi takdirde, otel olarak inşa edilmiş olan bir yapının değişen konfor ve hizmet ihtiyaçlarına cevap vermesi ve kullanımının olanaksız hale geleceği, asıl olan bu değişiklikleri içeren tadilat projesi ve uygulamasının, eserin bütünlüğünü bozmaması olduğu, bilirkişi raporunda bu değişikliklerin teker teker değerlendirildiği, ihtiyaçtan kaynaklandığı, proje ve binanın bütünlüğüne bir zarar vermediği, eser sahibinin şeref eve haysiyetini zedelemediği, sonuç olarak davacının mali ve manevi haklarının ihlal edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 400.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy