(6762 S. K. m. 100, 106) (818 S. K. m. 126, 128)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.10.2004 tarih ve 2003/380-2004/821 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D.C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen komisyon sözleşmesi gereğince davalının fatura karşılığı borcunu ödemesi için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının sözlü talimatı gereği dava dışı üçüncü kişiye ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, son aracılık hizmetinin verilmesinden itibaren başlatılması gereken zamanaşımı süresinin icra takibi ile kesildiği, ödeme savunmasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle 3.083 USD üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı, davacının ticari işler tellallığından kaynaklanan alacağının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece, taraflar arasındaki tellallık ilişkisinin süreklilik arz ettiği, son taşıma işinin yapılmasından itibaren de 1 yıllık sürenin geçmediği gerekçesiyle zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar taraflar arasında imzalanan sözleşme başlığına "Komisyon Sözleşmesi" yazılmış ise de sözleşmenin içeriğinden ticari işler tellallığı olduğu anlaşılmaktadır. TTK.'nun 100. maddesi taraflardan hiçbirisine ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya müsdahdem yahut acenta gibi bir sıfatla daimi bir surette bağlı olmaksızın ücret karşılığında, ticari işlere müteallik mukavelelerin akdi hususunda taraflar arasında aracılık yapmayı meslek edinen kimseye tellal deneceği ikinci fıkrasında ise tellalların bu fasılda gösterilen hak ve borçlarla mükellef olacağı belirtilmiştir. Mahkemece de taraflar arasındaki ilişki tellallık ilişkisi olarak değerlendirilmiş olup, uyuşmazlık zamanaşımının başlangıcı noktasında toplanmaktadır. TTK.'nun 106/2. ve BK.'nun 126/4 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde tellalın ücret isteme hakkının bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu anlaşılmaktadır. BK.'nun 128. maddesi gereğince zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihte başlar.
Somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşmenin konusu 07.11.2000 tarihli nakliye sözleşmesinin imzalatılması olup, bu yükümlülük yerine getirilmiştir. Ödemelerin ise malların fabrikaya teslimini takiben en geç on gün içinde fatura karşılığı yapılacağı hususu düzenlenmiştir. Bu durumda her bir taşıma için muacceliyet anılan tarihte başlayacaktır.
O halde mahkemece, her bir taşıma için alacağın muaccel olduğu tarih belirlenerek zamanaşımı itirazının ayrı ayrı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy