(1163 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 15.09.2004 tarih ve 2003/660-2004/642 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı olan müvekkilinin 15.11.1999 tarihli yönetim kurulu kararıyla ortaklıktan çıkarılıp bu kararın 12.04.2000 tarihli genel kurul toplantısında onaylandığını, müvekkilinin ortaklıktan çıkarıldığı 1999 yılı bilançosunun kabul edildiği bu genel kurul toplantısının üzerinden bir ay geçmesine rağmen müvekkiline ödemede bulunulmadığını ileri sürerek, toplam (3.896.000.000) TL'nin 13.05.2000 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının istifası hakkında 15.11.1999 tarihli yönetim kurulu toplantısında bir karar alınmayıp bu isteğinin genel kurula sunulmak üzere kabul edildiğini, davacının ortaklıktan çıkma tarihinin 14.05.2000 olduğunu, 2000 yılı bilançosunun 24.06.2001 tarihli genel kurul toplantısında kabul edildiğinden davanın süresinden önce açıldığını, ayrıca bu genel kurul toplantısında geri ödemelerin ertelenmesine karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu ile, Dairemize 31.03.2003 tarihli ilama dayanılarak, davacının ortaklığının 15.11.1999 tarihinde sona erdiği, 1999 yılı bilançosunun 14.05.2000 tarihli genel kurulda onaylanıp kesinleştiği, toplam (2.380.000.000) TL alacağın 14.06.2000 tarihinde muaccel olduğu, davanın açıldığı 25.04.2001 tarihinden sonra 24.06.2001 tarihli genel kurul toplantısında alınan erteleme kararın usul ve yasa ile iyiniyet kuralarına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (2.380.000.000) TL'nin 14.06.2000 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, mahkemece reddedilen kısım üzerinden davalı yararına vekalet ücreti taktir edilmeyip tüm yargılama giderlerinin de davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru değilse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama icrasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca, düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının üçüncü bendinin üçüncü satırındaki 122.500.000 TL. yargılama giderinin ibaresinden sonra gelmek üzere kabul-red oranına göre (74.833.000) TL'sinin" ibarelerinin, yine yerel mahkeme kararının dördüncü bendinin üçüncü satırındaki verilmesine ibaresinden sonra gelmek üzere takdiren (300.000.000) TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine ibarelerinin hüküm fıkrasına eklenmesine, kararın HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy